Menu

Türkiye'nin amazonları - 2

Türkiye'nin amazonları - 2



Filiz Akın

filizakin20150306-1

‘Güçlü ve umutlu olalım’

Yeşilçam’ın en özel isimlerinden Filiz Akın, sinema sektöründe ve Türkiye’de kadın olmanın anlamını sorgularken kadının sadece analık vasfıyla değil, zekası ve üreticiğilinin de katıldığı, kadınla erkeğin el ele verdiği bir toplumla ilerleme sağlanabileceğini vurguluyor

“Bilhassa kadına şiddet ve vahşet konusunda çok dertliyiz, çok canımız yanıyor. Belki de ‘ÖZGECAN’ adını vereceğimiz bir projeyle bize destek verecek erkeklerle işbirliği yaparak; kısa, orta ve uzun vadede yapılması gerekenleri araştıran bir platform oluşturmalıyız”

Yaşam kadın ve erkek üzerine kurulur. Bilimsel olarak kadının XX, erkeğin XY olarak ifade edildiğini düşünürsek; doğada nesillerin devamı için en önemli rolü üstlenmiş olandır diyebiliriz. Çünkü nesli devam ettirecek olan canlıyı taşıyan, dünyaya getiren odur. Erkeğin savaş, rekabet, güç arayışına karşılık koruyucu, şefkatli, estetik anlayışı ve duygusal zekasının üstünlüğüyle hayata güzellik katan taraftır. Asırlar boyu erkek egemen toplumda bastırılmış olmasına rağmen modern dünyada aklıyla, zekasıyla, bilgisi ve yetenekleriyle öne çıkmakta ve yerini almaktadır. Gelişmiş ülkelerde gördüğümüz gibi sadece analık vasfıyla değil, kadının zekası ve üreticiliğinin de katıldığı, kadın ve erkeğin el ele verdiği toplum ilerleme almaktadır.

‘SİNEMA SEKTÖRÜNDE KADIN OLMAK…'

Başlangıçta seyirci çoğunluğun erkek olduğu dönemlerde, erkek hikayeleri, avantür filmlerle (Ayhan Işık gibi) erkek oyuncular biraz daha önemliydi. Zamanla kadın seyircinin evden çıkmasıyla başka eğlence pek olmadığı için sinema tiryakiliğiyle beslenen, gelişen, çok sayıda üretime geçen sinemada kadın hikayeleri önem kazandı ve biz o dönemde starlaştık. Zorluk olarak çalışma sürecinde sadece birkaç kostüm değiştiren erkeğe karşılık biz çok kısa zamanda saçımızı, makyajımızı kendimiz yapmak, değişik kostümler giyip saatlerce topuklu ayakkabılar üstünde durmak zorundaydık. Gecesi, gündüzü olmayan o yoğun çalışma temposuna ayak uydurmak kolay değildi. Başta yapımcılar olmak üzere film ekibinin neredeyse tamamı erkek olan bir ortamda yanında annesi olan veya arkasında bir erkek olan kadınlar kendilerini daha korunaklı hissediyordu.

‘KADINI BAŞARIYA EĞİTİM GÖTÜRÜR’

Daha fazla eğitim, kendi aralarında dayanışmayla daha güçlü ve görünür olmak… İşte kadını başarıya bunlar götürecektir. Ülke yönetiminde kadınları gözetecek kanun ve düzenlemeler için parlamentoda daha çok sayıda yer alabilmek gerekir. Eğer beni başarılı buluyorsanız, bunu etrafımdaki ve dünyadaki başarı örneklerini araştırmam ve devamlı oyunculuğumu geliştirme gayretlerine, birkaç tane çok iş yapan, birkaç tane de festivallere katılan projelerde oynama gayretime ve bu şansı elde etmiş olmama bağlıyorum. Bence en büyüleyici faktörlerden birinin de şans olduğunu söyleyebiliriz.

‘KADIN OLMAK ZOR’

Dünyada ve Türkiye’de kadın olmak zor. Bilhassa kadına şiddet ve vahşet konusunda çok dertliyiz, çok canımız yanıyor. Belki de ‘ÖZGECAN’ adını vereceğimiz bir projeyle bize destek verecek erkeklerle işbirliği yaparak; kısa, orta ve uzun vadede yapılması gerekenleri araştıran bir platform oluşturmalıyız. Sosyolog, psikolog, akademik çevre, öğrenciler, medya mensupları, din adamları ve toplumu etkileyen şöhretlerle birlikte devamlı bir çalışma grubuyla çözüm arayışı içinde olmalıyız diye düşünüyorum.

‘OYUNCU KADIN'

Yeşilçam denen bizim dönemimizde sosyal içerikli, sanatsal ağırlığı olan filmler hariç çoğunluğu daha masalımsı, daha çok ev kadınlarının kaçacağı bir hayal dünyasını yansıtıyordu sanki... O dünyada sıkıntılarından arınıp, özledikleri romantizm ortamında güzel kızların yerine koyup aşklar yaşıyorlar veya melodramlarda kendi yaşamlarında içlerinde biriken gözyaşlarını döktükleri bir büyülenme alanı oluşuyordu. Daha sonra Müjde Ar’larla başlayan dönemlerde kadının cinsiyeti, kişiliği, kimliği, kavramı daha yerine oturdu ve gitgide daha gerçek daha bizden hikayelerle (Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes Film Festivali’nde büyük ödülü alması gibi) pek çok festivalde ödül alan bir başarı hikayesine dönüştü. Yeşilçam’ın uzantısı ve daha gelişmişi gibi görünen diziler ise gösterildiği ülkelerde rekorlar kırarak toplumun çok büyük ilgisini kazandı. Geçmiş dönemin bu ustalığa katkısı olduğunu, bugünkü işleri etkilediğini sanıyorum. Kadınlar hep öncü ve yenilikçi oldu. Güçlü ve umutlu olalım. Kadınlar Günü kutlu olsun…


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik