Menu

TURİST ÖMER’İ ANIYORUZ

TURİST ÖMER’İ ANIYORUZ

1995’in martında kaybettiğimiz ve önümüzdeki günlerde adına düzenlenen geleneksel sinema ödüllerinin dağıtılacağı Sadri Alışık, beyazperdeye 50 yıl emek verdi. Duayen oyuncu, ‘Turist Ömer’ tiplemesiyle gönüllerde taht kurmuştu.


SADRİ ALIŞIK, 5 NİSAN 1925 TARİHİNDE PAŞABAHÇE’DE DÜNYAYA GELDİ.
Önce tiyatro, sonra sinema oyuncusu oldu. Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nde eğitim görürken, yüreğine tiyatro aşkı düştü. Eminönü Halkevi’nde amatör olarak sahneye çıktı. 1943 yılında Raşit Rıza Tiyatrosu’nda profesyonelliğe ilk adımını attı. Sinemaya ise 1945 yılında Faruk Kenç’in yönettiği ‘Günahsızlar’ adlı filmle geçti. Sinemada asıl ününü ‘Turist Ömer’ filmleriyle yapan Sadri Alışık, 1959 yılında Çolpan İlhan’la evlendi. Bu evlilikten, bugün oyunculukta babasının izinde olan Kerem Alışık dünyaya geldi. Yarım asır sinemaya hizmet eden ünlü oyuncu, hayatında en büyük üzüntüyü “En kral arkadaşım” dediği Ayhan Işık’ı 1979’da kaybettiği zaman yaşadı. 1990 yılında Amerika’da karaciğer nakli yapılan Alışık, 18 Mart 1995 tarihinde Amerikan Hastanesi’nde hayata veda etti. 16 yıl önce yitirdiğimiz Sadri Alışık’ın hayatından bazı kesitleri, kendisinin yıllar önce bu satırların yazarına yaptığı açıklamalardan öğrenelim…

“Ben hayatta bilye oynamadım, uçurtma uçurmadım. Diğer çocuk oyunlarını da bilmem. Bu yüzden bendeki oyuna hasret duygusu, bütün hayatım boyunca içimden çıkmadı. Belki de o yüzden oyuncu oldum. Henüz yedi yaşındayken Naşid Özcan’i tiyatroda seyrettim. Ve ertesi gün evimizin bahçesindeki sundurmanın altında kendi tiyatromu kurdum.”

“İçkiyle tanışmam, önce kokusuyla oldu. Babam evde İstafilina ve Fertek adlı rakılardan içerdi. Onlardan yayılan anason kokusu beni etkilerdi. Ortaokula başladığımda gizli gizli sigara içmeye başladım. Tabii arkasından da içki geldi. Ve 50 yıl sürekli içki içtim.”

“İstanbul Lisesi’nde okurken tiyatroya başladım. Okulda tiyatro olmadığı için Cağaloğlu Halkevi’nin tiyatro bölümüne yazıldım. Profesyonel olarak ilk rolüm ‘uşak’ rolüydü. Oyuna çıktığım ilk gece heyecandan ayağım takıldı ve sahnede düştüm. Elimdeki kahve tepsisi bir yana, ben öteki yana savruluverdik. Allah’tan seyirci, bunu da rol sandı ve gülmeye başladı da vaziyeti kurtardım. Ama işin kötüsü sonraki geceler de benim hep düşmem istendi. Ve bu düşmelerde vücudumun çeşitli yerleri morardı, ezildi. Tiyatroyla okul birlikte yürümeyince, İstanbul Lisesi’nden ayrılıp Güzel Sanatlar Akademisi’ne geçtim. Daha sonra akademiyle birlikte sinema ve tiyatroyu da yürüttüm.”

“Sinemaya 1945’te çektiğim ‘Günahsızlar’ adlı filmle girdim. 750 lira aldım bu filmden. Arkasından ‘Yayla Kartalı’ geldi. Artık tanınıyordum. Sonra askere gittim. Ben askerdeyken Yeşilçam kurulmuş. Ayhan Işık, Muzaffer Tema, Turhan Seyfioğlu jön olmuşlar. Askerde Ahmet Güzelce diye bir arkadaş vardı. Çok disiplinsizdi. Selamını hep eğri verirdi. Bundan esinlenip yıllar sonra ‘Turist Ömer’i yarattım.”

“Çolpan İlhan’la aynı tiyatroda oynadık. Doğrusunu isterseniz ilk zamanlarda ne o benden, ne de ben ondan hoşlanmıştık. Ancak birlikte oynadığımız ‘Yalnızlar Rıhtımı’ filminde ona aşık oldum. İlişkimiz bir anda alevlendi ve 1959’da evlendik. Sonra Kerem doğdu. Oğlumla ilişkimiz hep mesafeliydi. Benden kaynaklanan bir hataydı bu. Çünkü babam da bana uzaktı. Kerem’i hep uyurken severdim.”

“Bebek Belediye Gazinosu’nda Yılmaz Güney’le karşılaştık. Önce bizim masamıza viski ve meyve gönderdi. Ardından garson geldi, tüm masanın hesabını da Yılmaz Güney’in ödediğini söyledi. Ben de ‘Oldu olacak 500’er lira da para yollasaydı’ dedim. Garson bu şakamı anlamamış ve Yılmaz’a yetiştirmiş. Az sonra bir de baktım, garson paralarla geri döndü. Yılmaz, masadaki kişi sayısı kadar 500’er lira göndermiş! Çok gülmüştük.”

“En kral arkadaşım Ayhan Işık ölünce dünyam yıkıldı. Hayatla ilişkim kesildi ve gece-gündüz içmeye başladım. Bu süreç 1990’da Amerika’da karaciğer nakli ameliyatını yaşadığım güne kadar sürdü. Şimdi en büyük vasiyetim, benim adımı taşıyan torunumun bir gün film çevirmesidir. Sadri Alışık’ın yeniden sinema afişlerine yazılacağı gün, ruhum inanılmaz bir mutluluk duyacaktır.”

Yüksel ŞENGÜL


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik