Menu

Türk tiyatrosunun çınarıydı

Türk tiyatrosunun çınarıydı

Türk tiyatrosunun en büyük emekçilerinden biriydi Nejat Uygur. Özellikle komedi ağırlıklı oyunlarıyla ve komik tiplemeleriyle akıllarımızda yer edinen usta sanatçıyı geçtiğimiz yıl 18 Kasım günü kaybetmiştik. Aramızdan ayrılalı bugün bir yıl olan Uygur'u özlemle anıyoruz

Nuriye KIRMA Fotoğraflar: Hürriyet Arşiv

Oynadığı oyunlarla seyirciyi hem güldüren, hem ağlatan, yeteneğiyle göz olduran Nejat Uygur, 10 Ağustos 1927 tarihinde Kilis'te dünyaya geldi. Öğretmen bir annenin ve subay bir babanın üç çocuğundan biri olan Uygur, Kilisli sanatçı İsmail Dümbüllü tarafından keşfedildi ve meşhur edildi. Eğitimini babasının tayini sebebiyle Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde tamamladı. İlkokulu Siirt, Ezine ve İntepe'de okudu ve bu dönemde tiyatro müsamerelerine başladı. Sarıyer, Çanakkale ve Manisa'da ortaokulu tamamladıktan sonra Güzel Sanatlar Akademisi'nin Heykel bölümüne girdi, fakat mezun olamadı. 1943 yılında Sarıyer Halkevi'nde başladığı boksla beraber Uygur'un spora olan ilgisi arttı. Ünlü sanatçı sporun birçok dalıyla uğraştı: Atletizm ve su topu dışında iyi bir de at binicisiydi. 1953 yılında, hayatının son anına kadar beraber olduğu büyük aşkı Necla Uygur'la hayatını birleştirdi. 13 yıl süren Anadolu turneleri sürecinde sırasıyla Ahmet, ikiz kardeş olan Süheyl ile Süha, Kemal, Behzat adlı beş erkek çocukları dünyaya geldi. Süheyl ve Behzat babalarının deyimiyle "Armut ağacının dibine düşmüş" ve tiyatrocu olmuşlardı. Uygur, tiyatroya profesyonel anlamda 1949'da kendi adıyla kurduğu Nejat Uygur Tiyatrosu'yla adım attı. Başarılı oyuncu aslında yapmayı düşündüğü ilk mesleğin tiyatro olmadığını bir röportajında şöle anlattı: “"Benim düşündüğüm ilk meslek pilotluktu. Çocukluğumda pilot olacağımı düşünürdüm. Hatta hiç unutmam Manisa'da olduğumuz yıllarda, yatak çarşaflarını alıp yüksek bir yerden aşağı atlamayı planlamıştım. Tecrübe pilotu olarak önce ağabeyim atladı ve ayağını kırdı. Ağabeyim Zeki Ayhan Uygur, Amerika'da ünlü bir beyin cerrahı şimdi. Onunla gurur duyuyorum. Ağabeyim burada deniz albayıydı, ordudan ayrıldı sonra." Daha sonra tiyatroya gönül verdi ve yıllarca Türk tiyatrosuna hizmet etti. Anadolu'nun her şehrinde oyunlarını sahneledi ve seyircinin gönlüne taht kurmayı bildi. 1998 yılında Kültür Bakanlığınca verilen Devlet Sanatçısı ünvanını aldı. Uygur, 10 Eylül 2007'de beyin damarlarında oluşan bir tıkanıklık nedeniyle vücudun sol tarafında kısmî felç geçirdi. Sağlık durumuna ilişkin yapılan basın toplantısında Uygur'un sol kolunu hareket ettiremediği, yüzünde kayma olduğu, bacağında biraz hareket olduğu, konuşmasının ise düzgün olduğu ifade edildi. Usta sanatçı uzun süre hastanede tedavi görmesine rağmen durumu her geçen gün ağırlaştı ve ne yazık ki 18 Kasım 2013'te solunum yetmezliği sebebiyle tedavi gördüğü hastanede, 86 yaşında aramızdan ayrıldı. Gidişiyle tiyatroda yeri doldurulamayacak bir boşluk bırakan değerli sanatçıyı özlüyoruz.

 


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik