Logo
Bu sayfayı yazdır

Süperstar 64 yaşına girdi

Süperstar 64 yaşına girdi

Sesi, yorumu, şarkıları ve fiziğiyle müzik dünyasında onu izlerken gözleri kamaşanlar, yıllar yılı Ajda Pekkan’ı alkışlamaktan hep keyif aldı. Şubatta 64. yaşına girecek olan Pekkan, yine bu ay içinde yeni albümünü çıkararak ikinci bir doğum heyecanı yaşamaya hazırlanıyor.

Ajda Pekkan, profesyonel sahne hayatına 1966’nın 29 Ekim gecesi Maksim’de Zeki Müren’in kadrosunda başladı. Pekkan ve Müren arasında uzun yıllar süren ve hiç kesintiye uğramayan sağlam bir dostluk vardı. Yıl: 1965… Ajda Pekkan, ‘Taçsız Kral’ filminde, Galatasaray ve Türk futbolunun efsane golcüsü Metin Oktay’la nikah masasına oturdu.


Resmi ön izlemek için tıklayın Türk pop müziğinin efsane ismi Ajda Pekkan, tam 64 yıl önce yine böyle bir şubat ayında dünyaya geldi… Evet, 1947’nin 12 Şubat’ında İstanbul’da doğdu Pekkan. Babası Rıdvan Hayri Pekkan bir deniz binbaşısı, annesi Gülten Nevin Dobruca da ev hanımıydı. Çamlıca Kız Lisesi’nde okurken, müzik ve sinema uğruna öğrenimini yarıda bırakan Pekkan’ın hayatı hep mücadelelerle geçti. “Benim için varsa yoksa müzikti. Biraz da boşlukta geçen bir dönemdi. Çünkü annem ve babam ayrıydı. Bunun acısını müzikte dindirmeye çalıştım. 1961 yılında İlham Gencer Orkestrası’na solist oldum. Bugünlere tırnaklarımla kazıya kazıya geldim.”

Resmi ön izlemek için tıklayın 1963 yılında Ses Dergisi’nin açtığı artist yarışmasında birinci olunca, sinemaya adım attı. Önce ‘Şıpsevdi’, ardından ‘Adanalı Tayfur’ (1963), ‘Sevdalı Kabadayı’ (1964), ‘Taçsız Kral’ (1965), ‘Ayrılık Şarkısı’ (1966) gibi birçok filmde oynadı. O yıllardaki Ajda Pekkan çok başkaydı: “O eski filmlerdeki Ajda Pekkan’ı yeniden izleyince, fotoğraflarını orada burada görünce çok gocunurdum. Şimdi gocunmuyorum. Ne yaptığımı bilmediğim, önümü görmediğim yıllardı o yıllar. Şöhret demek o demek zannettiğim yıllardı. Yatağa girdim, öpüştüm, soyundum. Hiçbir şey umrumda değildi. Bir an önce o sahne bitse de, gidip içeride müziğimi dinlesem diye düşünüyordum. Ağzımda ciklet, işim bitti mi diye beklerdim. Sonra gider öbür odada oturur, müzik dinlerdim. Her şey oyun gibi gelirdi bana. Düşünsenize bir subay kızıyım ve annemle babam ayrı yaşıyor. O yüzden baba daha da despot. Eve saat 18.00’den sonra girince tokadı yerdim. Sinemada olmak, film çevirmek, parka gitmek gibi bir şeydi benim için. Ayhan Işık’ı, Zeki Müren’i görmek, onlarla birlikte kamera önüne geçmek müthişti.” O yıllarda ailesi onu baş-göz etmek istedi. Eğer evlenir, çoluk çocuğa karışırsa, Ajda Pekkan sinemayla müzikten elini eteğini çeker, durulur diye düşündüler. Ancak bu olay onun fena halde gururunu kırdı. Yıllar sonra o günleri hatırladığında, hep içinde sakladığı bir intihar girişimini, yüzünde gölgelerle şöyle açıkladı. “Bu olay beni çok sarstı. Mutfağa kapanıp gazı açtım. Bekle bekle, bir türlü ölüm gelmedi. Bu arada mutfağın taşlarına oturmaktan popom buz gibi oldu. Sonunda kalkıp gazı kapattım ve mutfaktan çıktım.”

Coşkun Sapmaz’la (1973) ve Ali Bars’la (1984) evlenip boşanan, yaşadığı aşklarda pek şanslı olmayan Ajda Pekkan bu konudaki kararını da verdi… “Artık gelinlik giyme konusunda ısrarlarım, düşlerim olmayacak. Evlilik aşkı öldürüyor. Her şey rutinleşiyor. Önce arkadaş olmak gerek. Çünkü bütün insanlar bu dünyaya yalnız geliyorlar, yalnız savaş veriyorlar ve beyaz bir örtüye sarınıp yalnız gidiyorlar. Evlilik, gelinlik, nikah, hepsi o yalnızlığın dekorları oluyor.”

Yüksel ŞENGÜL


Ortam

Hafta Sonu Dergisi © www.haftasonu.com.tr Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.