Menu

‘Hep hayallerimin peşinden gittim’

‘Hep hayallerimin peşinden gittim’

Adriana Lima’ya olan benzerliği ile tüm dikkatleri üzerine çeken ‘Survivor’ yarışmacısı Fatmagül Fakı, hafta içi her gün ekrana gelen bir magazin programının sunucusu olarak televizyon dünyasına ilk adımını attı. Fakı ile ‘Survivor’ı, sunuculuğu ve geleceğe dair planlarını konuştuk

Nuriye KIRMA Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. Fotoğraflar: Star TV

fatmagul-faki20130717-2

‘Survivor’ yarışması ile tanıdığımız Fatmagül Fakı şimdilerde çocukluk hayali olan işi yapmanın heyecanını yaşıyor. Onu artık hafta içi her gün Star TV’deki ‘Star Life’ programıyla evlerimize konuk ediyoruz. Güzelliğiyle dikkatleri üzerine çeken Fakı, ekran macerasını ve hakkında merak edilenleri Hafta Sonu’na anlattı.

Sizi ‘Survivor’ yarışması ile tanıdık. Yarışmadan önce ne yapıyordunuz?
‘Survivor’a katılmadan önce çalışma hayatım vardı. Üniversite okurken bircok yazılı ve görsel medyada staj yaptım. Grafik-tasarım mezunuyum. Bir gün THY’nin sitesinde hosteslik ilanı gördüm ve başvurdum. Sınavlarını kazanınca uzun süre sayılabilcek bir dönemde THY’de kabin memurluğu yaptım. Bana çok şey kattı ve öğretti. Birçok ülkeyi gezdim, birçok kültür ve insan tanıdım. Fakat bir süre sonra asıl meslek olarak edinmek istediğim sunuculuk yolunda eğitim almam gerekiyordu. Uçuşlarımdan zaman bulamıyordum ve bir seçim yapmam gerekti, ‘Survivor’a gitmeden altı ay önce kurumdan istifa ettim. Sanırım o değişiklik ve yenilik benim için önemliydi. Hayatıma dönüp bakınca yaşıma göre birçok deneyim yaşadığımı görüyorum. 60 yaşına gelip ‘keşke’leri sığdırmak bana göre olmadığı için hayallerimin peşinden gittim hep.

Yarışmaya katılmayı neden istediniz? Çünkü özellikle kadınlar için bir hayli zor bir süreç…
Ben hayatımda macerayı, yeniliği, zorluğu hep sevdim. ‘Survivor’ın benim bünyeme göre çok zor bir yarışma olduğunu biliyordum ama içimdeki sesi dinledim ve başvurdum. Orada yaşadığım tecrübeyi ömrüm boyunca yaşayamayacaktım. Orada yaptığımız her şey ilkti benim için ve yapmam dediğim her şeyi yaptım. Bana normal yaşamımda kimse yengeç yediremezdi ya da midyeye benzer böcek… Hepsini yedim. Yıkanmadan günlerce yaşadım. Yanlızlığı öğrendim. Herhangi bir zorluk karşısında teksiniz ve başa çıkmanız gerek. Hayat ‘Survivor’ bittikten sonra başladı diyebilirim benim için. Küçük şeylerde mutlu olmayı ve hayatın ne kadar değerli olduğunu anlıyorsunuz. Her kadının gitmesi gerek. Gücünüze güç katarak dönüyor ve kendi ayaklarınız üzerinde durmayı başarıyorsunuz.

fatmagul-faki20130717-3

‘BU BİR YARIŞMA, İŞ ALANI DEĞİL’

Peki yarışmaya kabul edilme süreciniz nasıl oldu?
Yarışmaya katılma sürecim başvurumdan bir süre sonra Acun Bey’in çağırmasıyla ofıste gerçekleşti. Yarışma şartlarını ve zorluklarını konustuk birlikte. Ne kadar çok gitmek istediğimi anlattım. Kendi başvurum ve şansımın benden yana olmasıyla kendimi adada buldum. ‘Survivor’, bir yarışma, iş alanı değil. O yüzden kimse kimsenin orada olmasına yardımcı olamaz. Acun Medya da kişide ‘Survivor’ olabilme potansiyelini görmezse zaten başvuruyu kabul etmez.

Yarışmaya nasıl hazırlandınız?

Yarışma için çok özel bir hazırlanma süreci geçirdiğimi söyleyemem. Ben sadece kendimi psikolojik olarak oraya hazırladım. Aç kalmaya, zorluklara, yanlızlığa, ekip çalışmasına, her şeye kendimi hazırlamıştım.

Adada en çok zorlandığınız konu neydi?
Adada en çok oyunlarda zorluk çektim. Normal yaşamımda yemekle fazla aram yoktu zaten. Bir de saçlarımı kestirmediğim için çok pişman oldum; uzun olduğu için çok döküldü ve düğüm oldu ada şartları yüzünden.

Yarışmalarda diğer yarışmacılara oranla biraz daha zorlandığınızı gördük. Bunun sebebi neydi sizce? Siz kendi performansınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çünkü ben adada verilen erzağı da yiyemiyordum. Deniz suyuyla, pirinç yaptığımız için bir iki kaşıktan öteye gidemedim hiçbir zaman. Son zamanlarda Bozok Abi balık tutarsa yiyebiliyordum. ‘Survivor’ bütünüyle yarışma olduğu için yaşam mücadelesi diye özetleyebiliriz, güç yarışması degil. Ben aç kalmayı başardıysam iki ay yarışmanın gereklerini yerine getirmişimdir. Bunun yanında bir sakatlık geçirdim, kolumun üzerine düştüm. 10 gün takmam gereken kolluğumu üç gün takabildim; oyunlara da öyle çıktım.

Etrafınızda 24 saat kameraların olması ne hissettirdi?
Kameralarla bu yarışmada tanıştım birçok arkadasım gibi. 24 saat kamerayla olmak önceleri yabancılık cektirdi ama kısa sürede alıştık.

Adada en iyi anlaştığınız isim kimdi?
Mustafa, Murat ve Hilmi. Ama hepsinin yeri ayrı benim için.

Dışarıda görüştüğünüz isimler var mı?
Ünlüler ve gönüllülerden hepsiyle görüştüm. Benim sıkıntı yaşadığım pek kimse olmadı, olsa da adada yaşananları adada bıraktım. Güzel anıları hatırlıyorum sadece ve hepsini seviyorum. Artık bundan sonraki gerçek yaşamımızda birbirimizi daha iyi tanıyacağız.

Röportajın devamı Hafta Sonu Dergisi 2013/29 sayısında...


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik