Menu

Özgün: ‘Satan şarkıların formülü Serdar Ortaç’ta’

Özgün: ‘Satan şarkıların formülü Serdar Ortaç’ta’

Dijital platformda çıkardığı ‘Sen ve Ben’ isimli single’ıyla dikkat çeken Özgün, “Eğer çok satan şarkıların bir formülü varsa bunu çözmüş kişi Serdar Ortaç’tır” diyor. Kariyeri boyunca söylemeyeceği tek müziğin, fantezi türü olduğunu anlatan Özgün, kendisi konservatuvar mezunu olmasına rağmen, alaylıların daha çok hürmet gördüğünü söyledi.

Özgün’le bir öğle vakti buluştuk. Yeni şarkısının kazandığı başarıdan son derece memnun olan şarkıcı, bizleri çok sıcak ve neşeli bir şekilde karşıladı. Sohbetimize, yaz aylarına damgasını vuran ‘Sadece Arkadaşız’ şarkısıyla başladık…

Yaz aylarını ‘Sen ve Ben’ adlı çalışmanızla karşıladınız. Sözler kime ait, parçalar nasıl ortaya çıktı?
‘Sadece Arkadaşız’ın sözleri Nedim Caner Üstün’e ait ve çıkış şarkımız oldu. ‘Sen ve Ben’ ise, Onur Koç’un. Her iki arkadaşım da ilk olarak sözleriyle müzik piyasasına adım attı. Onlar ve benim adıma büyük bir şans oldu. Onur, eskiden beri arkadaşım ve albüm sürecinde onunla birlikte çalışıyordum. Yazdığı şarkı sözünü bana gönderdi ve ben de, bir iki değişiklik yapıp şarkıya son halini verdim. ‘Sadece Arkadaşız’ parçasıysa İskender Paydaş’a gitmiş. O da şarkıyı dinledikten sonra tam benlik olacağına karar vermiş ve bana yönlendirmiş. Parçalar bana geldikten sonra bunları bekletmenin gereksiz olduğunu düşündük ve albümü beklemeden dijital ortamda paylaştık. Kısmetse Ocak ayında çıkaracağım albümüme de koyacağım.

Bu iki şarkının da müzik piyasasına ilk defa söz veren isimlerden alınmış olması kafanızda ‘acaba’ sorusu yarattı mı?
Açıkçası yaratmadığı için böyle bir karar verdik. Her iki şarkıda sözleri ve melodisiyle güçlü parçalardı.

‘Sadece Arkadaşız’ internette bir milyon dinleyiciyi aşmış durumda. İlgiden memnun musunuz?
Tabii ki. Ama bu kadar kısa bir sürede bu rakamlara ulaşmak beni de şaşırttı. Daha işin başındayken, üç dört haftada ve pr çalışmaları yoğunlaşmadan, bir milyon dinleyiciyi geçmek, kendi adıma çok keyifli oldu.

Şarkısının bu kadar beğenilmesinde sözler mi yoksa müzik mi etkili oldu?
İkisinin mükemmel uyumunda hit dediğimiz şarkılar ortaya çıkıyor. Şarkının melodisi de zaten çok güzel. Alt yapısında kullanılan darbukalar ve diğer enstürumanlar tam da Türk halkının seveceği türden şeyler oldu. Hatta babaannem “ 75 yaşında kadınım beni bile oynattın” dedi. İnsanların ilgisini çektik ve başardık.

2011-30-ozgun-02



Şarkının klibini izlediğimizde, yakışıklı gencin zengin kızı reddedip mahalleden bir kıza koştuğunu görüyoruz. Klipte zengin kızlardan uzak durun mesajı mı var?
Yok ya uzak durmasınlar (gülüyoruz). Türk halkının çok sevdiği bazı klişeler vardır. Bu aslında bütün dünyada böyle oluyor. Mesela her ülkenin bir ‘love story’ si vardır. Romeo ve Juliet’ten tutun da, Kerem ile Aslı’ya kadar. İnsanlar da klibi izleyince, “Bu benim de başıma gelebilir” deyip kendisini onun yerine koyabiliyor.

Aklınızda farklı bir klip düşüncesi var mıydı? ‘Sadece arkadaşız’ deyince, magazinsel söylemler akla geliyor.
Aklımda dediğiniz gibi bir şey vardı. Konunun üzerine gitmeyi ve hatta durumu ti ye almayı düşünüyordum. Ama kliple ilgili yaptığımız toplantılarda, patronlarım hikayenin biraz daha sıcak olmasını istediler. Biraz konuştuktan sonra ben de fikrimi değiştirdim. Çok fazla diretip de bütün sorumluluğu üzerime almak istemedim. Sonuçta işi profesyonellere bıraktım ve şu anda ortaya çıkan işten son derece memnunum.

Şarkı sözleri yazan bir sanatçı olarak size sormak istiyorum. İyi ya da çok satan sözler nasıl ortaya çıkıyor? Bir formülü var mı?
Çok satan şarkının bir formülü varsa bunu çözmüş kişi Serdar Ortaç’tır. Ben bunu çözdüm demiyorum. Ben daha çok slow şarkılar yazıyorum. Hareketli şarkılar, stratejik olarak yazılabilen şarkılar oluyor. Çünkü ‘Zilli’yi yazarken o tarz bir kalıba oturtabildim. Ama duygusal şarkılar kendiliğinden geliyor ve kelimelere dökülüyor. Bu yüzden de slow şarkıları daha samimi buluyorum. Büyük hitlerim de hep slow şarkılar olmuştur. Ben dönem dönem söz yazıyorum, mesela bir ay boyunca on, onbeş şarkı yazıp sonrasında çok uzun süreler yazmayabiliyorum. En son bundan beş sene önce yazdım ve o zamandan beri elime gitarı alıp yeni bir şeyler üzerinde çalışmadım. Biriktiğinde insan yazabiliyor. Zorladığım zaman iyi şeyler çıkmıyor ve moralim de bozulabiliyor. Konservatuvarda viyola eğitimi aldınız ve klasik müzik kulağınız var.

Pop şarkıları üretirken ve söylerken bunun faydasını görüyor musunuz?
Çok büyük faydaları var. Bir kere enstrüman çalmayı biliyorsunuz. Notalara, armonilere hakimsiniz yani müziğin temelini biliyorsunuz. Yine de ne gariptir ki müzisyenlerimizin çok azı müzik bilgisine sahip ve nota biliyor. Dünyanın başka hiçbir yerinde bu kadar garip bir durum olduğunu zannetmiyorum. Hatta bizde alaylı olursan daha fazla hürmet görüyorsun.

Klasik müzik eğitiminin zararları var mı?
Çok komplike bir müzik ve onu sevmek için, bilmek ve dinlemek gerekiyor. Bu anlamda sıradan bir insanı alıp 50-55 dakika senfoni dinletmeye kalkarsanız bunu başaramazsınız. Böyle bir temelden gelince de ister istemez pop müziğin bazı eserleri hoşunuza gitmiyor. Kolay kolay beğenemiyorsunuz. Ben bu konuda sıkıntı yaşadım. Sevmediğim ve yapmayı hiç istemediğim şarkılar insanların hoşuna gidiyordu. Benden de bu tarz şarkılar istenince, zamanla duruma alıştım (gülüyor).

2011-30-ozgun-03

RÖPORTAJIN DEVAMI HAFTA SONU DERGİSİNDE
Erdinç YAPAN


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik