Menu

‘Tasarımlarımı en iyi Beren, Bade ve Bergüzar güzel taşıyor’

‘Tasarımlarımı en iyi  Beren, Bade ve Bergüzar güzel taşıyor’

Birçok ünlü ve güzel kadını giydiren, tasarımcı Özgür Masur, kariyerinde ‘Aşk-ı Memnu’ dizisinin kendisi için büyük şans olduğunu söylüyor. Tasarımlarının lüks olduğunu ama bu lüksün illa pahalı anlamına gelmediğini vurgulayan Masur, Beren Saat ile olan arkadaşlığını da anlattı ve yeni tasarımları için küçük ipuçları verdi

Nuriye KIRMA Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Fotoğraflar: Murat TAMAY Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.


Tasarımcı Özgür Masur ile Teşvikiye’de buluştuk. Türk modasında önemli bir yeri olan, tasarladığı göz alıcı elbiselerle pek çok kadının, davetler ve özel günler için tek tercihi olan Masur’a, elbiselerini en iyi kimlerin taşıdığını sorduk…

ozgurmasur20140221-2

LCW tarafından düzenlenen ‘Yenilik Sensin Moda Tasarım Yarışması’nda yarışma koordinatörüydünüz. Genelde gençlerin olduğu organizasyonları destekliyorsunuz. Sizce bu tasarım yarışmalarının genç tasarımcıları katkıları neler?
Yarışmanın çok önemli olduğunu düşünmüyorum ama ben de bu yollardan geçtim, insana özgüven kazandırmak için kazanılmış bir ödülün önemli olduğuna inanıyorum. Her şeyden önce gençlerin yolunu çizmesinde, önünde bir model oluyor. Ama bunu hırs haline getirmeden, arkasını kovalayabileceğin sürece iyi oluyor.

Yarışmayı kazanamayanların hevesi kırılmıyor mu?
Hayır, öyle düşünmüyorum. Birinicisini kazanamadı, ikincisini kazanır. Sonuçta bir yarışma bu. Ürünleri jüri üyeleriyle değerlendirirken bizim verdiğimiz kriterlere en yakın olanı hangisiyse onu seçtik. Kazanamamak “Ben bu yarışmayı kazanamadım, bu işi yapamayacağım” anlamına gelmiyor.

Tasarımlarınızı yaparken ilham kaynağınız neler?
Hiçbir zaman ilham kaynağına ve ilhama inanmıyorum. Tasarımcılık işi ilhamla yürümüyor. Bir çıkış noktası tabii ki buluyorum. Bu sokaktaki herhangi bir kişi olabilir, dinlediğim bir müzik ya da sinema filmi olabilir. Sadece onu alıp nereye götürebileceğimin yöntemlerini araştırıyorum. Ben bunun eğitimini aldım. Bu iş için çok gözlem yapmak gerekiyor. Aldığın bir çiçeği ya da kuşu bile gözlemlemek gerek. Çok araştırma yapmak lazım. Konferanslarımda da hep şunu söylüyorum: “İlham kelimesi var olana geliyor.” Hep yeni yeni şeyler ortaya çıkarmaya bakıyorum. Böyle olduğunda da yapman gereken şeyi biliyorsun. Bazen yazdığım bir kadını, bir hikayeyi bile giydirebiliyorum. Önemli olan nasıl bir kadını giydireceğin. Aristokrat mı, lüks bir kadın mı, evde yaşayan bir kadın mı? Kim? Bu da koleksiyonumun şeklini ve biçimini oluşturuyor.

Sizin tasarımlarınızı en iyi anlatan kelime hangisi?
Lüks.

Bu lükse ulaşmak herkes için mümkün mü?
Lüks illa pahalı anlamına gelecek diye bir şey yok. Bana göre 200 TL’ye de çok lüks bir şey alabilirsiniz. Burada lüksü tanımlayan öğeler nelerdir biliyor musunuz? Bana göre hiçbir zaman güzel olan elbise, güzel değildir. Doğru olan elbise her zaman güzeldir. Doğru yerde giyilmiş, doğru şeylerle kombinlenmiş, doğru makyaj yapılmış, doğru saç yapılmış ve görüntü itibariyle doğru vücuda yerleşmiş elbise lükstür ve güzeldir. Bunu da yönlendirecek olan kişi kadındır. 200 TL’ye de çok lüks gözükebilirsiniz, 20.000 TL’ye de… Önemli olan görüntü ve silüet. Bu parayla ölçülebileek bir şey değil.

Tasarımlarınızı giymek isteyenleri bu şekilde yönlendiriyor musunuz?
Tabii ki yönlendiriyorum. Çoğu zaman seçimi bana bırakmalarını istiyorum. Bir kere aynanın karşısına aldığım insana kendini tanımasını söylüyorum. “Sana doğru bir şey yapacağım” diye yola çıkıyorum. Mesela biraz basenli bir kadında, dar bir elbise yerine biraz daha uçuşan bir şeyin basenlerini daha iyi saklayacağını söylüyorum.

‘BAŞIMI EĞİP İŞİMİ YAPIYORUM’
ozgurmasur20140221-3


Hırslı mısınız?
Evet, hırslı biriyim.

Gençleri bu kadar desteklemeniz hırsınızın bazen arka planda kaldığını mı gösteriyor?
Bence hırs ve ego birbirine karıştırılmamalı. Ben de bu işlere ilk girdiğim zaman hep bir destek bekledim. Olan da oldu, olmayan da. Kendi egomla başımı eğip işimi yapıyorum. Yeni mezun olmuş arkadaşlara nasıl bir yolda ilerlemeleri gerektiğinin sistemlerini anlatıyorum. Onlara tabii ki destek olacağız. Hiçbir zaman kişisel bir şeyler yapamazsınız. Bir grup haline geldiğiniz zaman yükselirseniz. İstediğiniz kadar yetenekli olun, bu hiçbir şey ifade etmiyor. Hep çevreniz sayesinde yükselirsiniz. Ben de zaten olduğum yerde saymakla yetinen biri değilim. Hep bir üstünü ararım. Ama benim hırsım hep bana zarar vermiştir.

Geçtiğimiz haftalarda Hüseyin Çelik, program sunucusu Gözde Kansu’nun elbisesindeki göğüs dekoltesine tepki göstermiş ve sunucu işinden olmuştu. Sizin de tasarımlarınızda elbisenin modeline göre farklı dekolteler oluyor. Bir gün aynı yorum bir siyasi tarafından sizin elbisenize yapılsaydı, tepkiniz ne olurdu?

O yorumu o kadar anlamsız buldum ki… Gözde’nin elbisesinde hiçbir şey yoktu, o dekolte çok normaldi. Bence o yapılan yorum hiç yerinde değildi. Böyle şeyler benim de başıma gelebilir. O yorumu duyduğumda şunu düşündüm; yıl olmuş 2014, millet uzaydan atlıyor. Biz hala neden böyle şeylerle uğraşıyoruz! Bir şeye nasıl baktığınız önemli. Ekrana baktığımda 80’li ya da 60’lı yıllarda ultra mini elbiseler görüyorum. Hüseyin Çelik’in bu yorumu bizim daha da geriye gittiğimizi gösterir.

Her yıl tasarladığınız koleksiyon birbirinden farklı ama aynı zamanda da aynı. Yani farkına vardırmadan imzanızı atıyorsunuz sanırım. Bunu nasıl başarıyorsunuz?
Kadının kendisini iyi hissetmesini sağlamaya çalışıyorum. Bana gelen insanlar güzel görünmek istiyorlar, ben de onu sağlamaya çalışıyorum. Her zaman dişi gözüken ama cool duran kadınlar benim müşterilerim oldu. Kilit noktam, benim elbisemi giyen kadının o elbise içinde kendisini iyi hissetmesidir. İyi hisseden de iyi görünür zaten.

Sizinle aynı yıl akademiden mezun olan birçok arkadaşınız var. Sizi onlardan öne çıkaran nedir?
Elif Cığızoğlu ile aynı jenerasyonuz. O da çok başarılı. Bizim jenerasyondan önce belli bir dönem iyi bir tasarımcı çıkmadı. Hep tanıdığımız mesleki büyüklerimiz vardı. Ama benimle beraber çıkan arkadaşlarımın şu anda hepsi çok iyi yerde. Biz zaten bir ekip olarak çıktık ve gayet iyiydik. O jenerasyondan tek ben çıksaydım, bu kadar tanınırmıydım, bilmiyorum. Ama grup halinde olduğumuz için şu an hepimiz iyi yerlerdeyiz. Elif’in tarzına baktığınız zaman hep bir yeniyi aradığını görürsünüz. Ben de öyleyim. Aynı sınıfta okumamıza rağmen, kadınlarımız farklı. Bu farklılık da başka bir görüş yaratıyor.

Sizce aşk ve elbise ilişkisi nedir? Kadınlar bir erkeğe aşıkken de heyecanlanıp, miğdelerinde kelebekler uçuyor, bir elbiseyi çok beğeninde de…

Ben aynı duyguyu hissettiğini düşünmüyorum. Bence kalbe yerleşmiş bir aşk ve elbise çok farlıdır. Elbise anlık bir şeydir; giyersin ve biter. Ama aşk insana her şeyi yaptırabilecek bir şey. Bir kadın, bir elbise için gözünü karartıyorsa, ben o kadından korkarım. Gönül ilişkisi manevi bir şey ama elbise maddi bir şey. Biz güzel elbiseler yapıyoruz ama hayat kurtarmıyoruz!

‘Aşk-ı Memnu benim için bir şanstı’

Kariyerinizde ‘Aşk-ı Memnu’n da bir payı olduğunu düşünüyor musunuz?
Evet, düşünüyorum. Markamı kurduğum zaman benim için bir şanstı. Kendimi tanıtmamda benim için bir yol gösterici oldu.

Bilmeyenler için söyleyelim, şu anda hangi dizilerde sizin tasarımlarınızı izliyorlar?
‘Med Cezir’de ve ‘İntikam’da şu anda kullanılıyor.

Beren Saat dizi haricinde, davetlerde de çoğunlukla sizin elbiselerinizi giyiyor. Siz bir tasarımcı olarak onu ve vücudunu nasıl buluyorsunuz?
Evet, çoğu zaman kıyafetlerini benden alıyor. Beren’le bizim başka bir ilişkimiz var. Kız kardeşim kadar çok sevdiğim bir arkadaşım. Çok güzel bir kız; ifadesi ve vücudu çok güzel. Giydiği her elbiseyi iyi taşıyor. Zaten onun için Beren Saat.

Hayalinizde hangi aktristleri giydirmek var?
Gwyneth Paltrow, Meryl Streep var. İnşallah olur (gülüyor).

Tasarımlarınızı sizce en iyi taşıyan ünlüler kimler?
Beren Saat, Bade İşcil Süalp, Bergüzar Korel güzel taşıyor. Ben de taşıyabilmeleri için elimden geleni yapıyorum.

RÖPORTAJIN DEVAMI HAFTA SONU DERGİSİ 08/2014 SAYISINDA...  


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik