Menu

‘Vitamin bir rap grubu değildir, Türkçe sözlü garip bir müzik yapar’

‘Vitamin bir rap grubu değildir,  Türkçe sözlü garip bir müzik yapar’

Grup Vitamin, grubun beyni ve solisti olan Gökhan Semiz’in 1998 yılında bir trafik kazasında hayatını kaybetmesinden sonra 16 yıllık sessizliğe bürünmüştü.

Grup, Poll Production etiketi ile mayıs ayı içinde yayınlanan yeni albümleri ‘Endoplazmik Retikulum’ ile hayranlarının karşısına yeniden çıktı. Eski üyelerden Emrah Anul ve Selçuk Aksoy’un yanı sıra Tolga Sunter’in de katılımıyla oluşan grup, eski çizgiyi bozmadan müziğe devam ediyor. Müzik kanallarında dönmeye başlayan ve ‘İsmail 2’ adlı şarkıya çekilen klipleri ile de sosyal medyada büyük dikkat çektiler. Halil Sezai, ‘Game of Thrones’, ‘Survivor’, ‘Yemekteyiz’, Instagram gibi güncel konularla ilgili esprilerle dolu klipte; Burak Kut, Ferda Anıl Yarkın, Hakan Altun gibi ünlü isimler oynuyor.

Arzu ÇAĞLAN

90’lar denilince aklıma gelen ilk şeylerden birisi, Grup Vitamin esprileri ile konuşmak ve her albümlerinde “Bu kez kiminle kafa buluyorlar?” diye merakla kaset naylonunu ‘cırt’ diye yırtmak vardır. Yıllar sonra Bebek Kahve’de Selçuk, Emrah ve Tolga ile buluştuğumuz gün ise, hem hüzünlendik hem de bol, bol güldük. Çünkü dördümüz de ne 90’ların, ne sevgili Gökhan Semiz’in aramıza bir daha geri dönmeyeceğini bir kez daha derinden hissettik. Ama ülkemizde de hem her şey değişmiş hem de çok şey aynı kalmıştı. Biz röportajımızı yaparken, Bebek Kahve’nin sahibi yanımıza gelip para isteyen sokak müzisyenlerini “Hadi bas git, bunlar zaten müzisyen” diye kovalayınca, biz de acı acı güldük. Yeni albümlerinde ‘Cısss’, ‘Seviyora’, ‘Monakkoluyummm’ gibi şarkılarını çok beğendiğim Vitamin, sizi hem dans ettirip hem de eğlendirmeye 16 yıl sonra kaldığı yerden devam ediyor. 2008 yılında açılan vitaminciyiz.com adlı siteyi kuran fanatik hayranlarına da bu albümü yaparak, verdikleri sözü tutmuşlar. İşte 2015 yılında yeni vitaminlerimiz; Emrah, Selçuk ve Tolga.

En şaşırtıcı soruyla başlayalım; bunca yıl neredeydiniz bakalım?

Aynı yerde değildik, hepimiz bir yere dağılmıştık. Hepimiz ev halindeydik.

Klipte zaten bu ev halinizi güzel kafaya almışsınız, peki nasıl geçindiniz?

Selçuk: Ben bir tekstil mağazasında çalışmaya başladım, hala da aynı yerde çalışıyorum. Hatta işim basında haber oldu, patladık. Nedeni de; elinizden öper, bir kızım oldu. Sigorta olayından dolayı kendimi ve çocuğumu güvenceye almak istedim. İşler iyi giderse, yeniden müziğe dönmek istiyorum.

Sen ne yaptın Emrah? Senin sigortan var mı?

Emrah: Ben flüt hocalığı yapıyorum. Ayrı bir ekibim var, sahnede çalıp söylüyoruz. Müzikten hiç kopmadım. Sigortam ise yok! Hangi, müzisyenin var ki?

Sen neler yaptın Tolga?

Tolga: Müzik devam, çeşitli sanatçıların orkestra şefliğini yapıyorum. Reklam, dizi müzikleri hazırlıyor ve aranjeler yapıyorum. Ama benim de düzenli bir sigortam yok! ‘Sultan’, ‘Zeynep’, ‘Tuzu Kurular’ adlı dizilerin müziğini yaptım. ‘En İyi Film Müziği’ dalında Ferhan Şensoy’un ‘Son Ders’ filmi ile aday gösterildim ama o sene ödül ‘Issız Adam’ filmine verildi. Ufak bir isyan etme durumu da oldu tabii. Çünkü ‘Issız Adam’ filminde, filme özgü bir müzik yok! Şarkıların hepsi seçilmiş ama eski şarkılar. Film şarkısı ile film müziğini hala ayırt edemiyorlar! Herhalde, Ayten Alpman’ın falan ödül alması gerekiyordu. Gerçi bu ülkede içinde hiç nota olmayan bir filme de, ‘En İyi Film’ ödülü verdiler. ‘İki Dil Bir Bavul’ filminin yapımcısına böyle bir haber gelmiş; “Size ödül vermek istiyoruz” demişler. Adam da şok olmuş, “Benim filmimde özellikle eski İtalyan filmleri gibi bir tek nota kullanmadık” demiş. Benim yarışma önyargım aslında, taa Eurovision ile başlar. Yıllar önce ben bu yarışmaya katılmıştım. Sonra bir gün Ankara’da Selmi Andak ile karşılaştık, “Bana senin bestelerin çok güzeldi ama tahmin edeceğin sebeplerden ötürü seçilmedin” dedi.

‘TOLGA İLE GÖKHAN ESKİ ARKADAŞTI’

Tolga, seninle ilgili “Bu adam Vitamin’e nereden geldi?” gibi haberler çıktı...

“Tolga Sunter kim?” dedikleri zaman, beni sevenler hemen cevabını veriyorlar. Hatta geçen biri sosyal medyada “Kim bu adam? Gökhan Semizcilik oynuyor” yazmış. Sonra beni tanıyanlar, ona uzun uzun neler yaptığımı anlatmışlar. Sonra aynı çocuk “Ben nereden bileyim ama o da yavaş yavaş çıksaydı böyle dang diye çıkılır mı!” yazmış. Ne yani, önce elimi mi çıkarsaydım (kahkahalar)?

Emrah: Bizde halk olarak, yeni bir şeye ön yargıyla yaklaşma huyu vardır. Tolga, Gökhan’ın yerine gelmedi ki, yanına geldi. Ama biz onu 25 yıldır tanıyoruz ki, Gökhan ile daha eski arkadaştılar. Bizim tüm kasetlerimizin aranjesini yapan da Tolga’dır. O da, önce “Olur mu?” diye düşündü. Biz de böyle sorularla muhatap olacağımızı biliyorduk.

Tolga: En korktuğum şey “Gökhan’ın yerine geldi” etiketini yemekti! Bunu da söyleyenler Vitamin’in sadece birkaç şarkısını bilen insanlar. Vitamin kasetlerini alıp, kartonetlerini okuyanlar beni zaten biliyordu. Bu yüzden, ben şimdi kendimi resmin içine girmiş gibi hissediyorum. Gökhan beni hayatımda en yıkan kayıptır. Allah rahmet eylesin... Ben babamı da, başka yakınlarımı da kaybettim ama hiçbiri beni Gökhan kadar yıkmadı. O yüzden, gruba girmekte biraz zorlandım açıkçası.

Emrah: Benim tavrım keskin bu konuda. Böyle saçma soru olur mu! Biz geri zekalı mıyız, yoldan geçen bir adamı tutup, çevirip Vitamin’e mi alacağız? Bunu demeden önce biraz araştırsınlar, boş boş konuşmasınlar.

Vitamin 90’ların rap müziğiydi. 2015’te yola ne yapalım diye çıktınız?

Emrah: Nasıl bir şey yapalım diye yola çıkmadık. Film gibi milletiz zaten, malzeme hiç bitmez. “Hadi oturup biraz Vitamin yazalım” dediğimizde, ortaya hiçbir şey çıkmadı! Ama ne zaman oturduk, muhabbete başladık, birden biri ortaya bir konu atar, makaraya girilir... Şarkılarımız öyle çıkıyor. Sizden sonra Ceza gibi başka isimler çıktı. Sizce rap müzik nerede ülkemizde? Emrah: Vitamin için Türkiye’nin ilk rap grubu diyenler var ama değiliz. Biz sadece bazı şarkılarda espriyi konuşarak vermeyi tercih ediyoruz. Derdimiz rap yapmak değil, bizim bir tarzımız da yok. Biz hepimiz konservatuvar mezunuyuz, arabesk, türkü, pop hepsini yaptık. Vitamin bir rap grubu değildir, Türkçe sözlü garip bir müzik yapar (kahkahalar).

Gökhan: Rapçi dediğin bir konu işler ama biz 15 konuyu birden işleriz. Rap’in ana teması atışmaktır. Biz ise mizah yapıyoruz.

Tolga: Bir dakikaya 150 kelime sığdırmak gibi dertlerimiz yok.

RÖPORTAJIN DEVAMI HAFTA SONU DERGİSİ 20/2015 SAYISINDA...

VITAMIN-1

 


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik