Menu

‘Hala hak ettiğim yerde değilim’

‘Hala hak ettiğim yerde değilim’

‘Aşka İnanmaz’ ve ‘Oh, Oh’ şarkıları ile ses getiren Kendi, magazin dünyasında da adından bolca söz ettiren bir isim.

‘Benzemez Kimse Sana’ yarışmasında yaptığı Ebru Gündeş ve Ajda Pekkan taklitleri çok konuşulan genç şarkıcı, 2013 yılında Boxer dergisinin 1.5 milyon kişinin oy kullandığı anketinde, ‘Türkiye’nin En Seksi Kadını’ seçilmişti. Kendi, 2015 yazı için romantik bir single hazırladı. Yonca Lodi’nin ‘Emanet’ ve ‘Düştüysek Kalkarız’, Ferhat Göçer’in ‘Üzüm’ ve ‘Git’, Bengü’nün ‘Yaralı’, ‘Saygımdan’ ve ‘Sahici’ gibi son yılların en sevilen şarkılarına imza atan Zeki Güner, son bestelerinden birini Kendi’ye verdi. Söz ve müziği Güner’e, düzenlemesi ise Sonay Yağız’a ait bu şarkı ‘Kovuldum’, Marşandiz Stüdyoları’nda kayıt edildi. Hilmi Özer yönetmenliğinde Kapadokya’da çekilen klip ise, bu hafta içinde müzik kanallarında gösterime girecek

Arzu ÇAĞLAN

Gerçek adı Nuray Ülker olan şarkıcı Kendi ile daha önce hiç tanışmamıştım. Magazin dünyasından takip ettiğim kadarı ile genç ve rengarenk bir popçu olduğunu biliyordum ama onu çok deli etse de, ben de esin kaynağının ‘Şeker Kız Candy’ olduğunu sananlardandım. Meğer değilmiş! Yeni şarkısı ‘Kovuldum’, hem Zeki Güner gibi çok iyi bir müzisyene ait hem de güzel bir şarkı olunca, artık bir röportaj yapmak farz olmuştu. Güneşli bir günde, güzide semtimiz Bebek’te buluşmaya karar verdik. Kendi, yeni klibinin fotoğraflarını ilk kez Hafta Sonu dergisi ile paylaştı ve bu yıl ilk röportajını da bize verdi. Bebek Otel’in terasında, genç popçuların çoğunda olmayan bir rahatlık ile her sorumu da dürüstçe yanıtladı. Kendi’nin yeni kurduğu Kendi Kozmetik işine de, sıkı sıkı sarılması çok hoşuma gitti. Çünkü şu günlerde girişimci kadınlar kadar bana ilham veren başka hiçbir şey yok! Bu hafta siz sevgili Hafta Sonu okurlarına, Türkiye’nin en seksi kadını seçilen hem de ticarete atılan ilginç bir kişiliği tanıtalım istedim. Buyurun, beraber okuyalım…

Bayağı iyi bir müzik eğitimi almışsın ama birçok insan gibi araştırana kadar ben de “Güzel kız, popçu olmuş” diye düşünüyordum.

Bu aslında doğuştan gelen bir şey, müzik aşığı bir çocuktum. Ben elimde taraklar, koltuk üstüne çıkıp konser vermelerle falan ev halkını bezdirince, babam “Bir müzik eğitimi alsın artık bu” dedi. Türkiye’nin en iyi davulcusu Okan Duman’dan dört yıl bateri dersi aldım, sonra da piyanoya geçtim. Piyano için gece-gündüz çalışman lazım. Bir sene çalıştım ama hiperaktif bir yapım var, daha fazlasını yapmak isteyip de yapamadığımı fark edince sinirlenmeye başladım, bıraktım. Şan eğitimi ile devam edeyim dedim. Şimdi Fatih Ertür ile vokal koçu olarak çalışıyorum.

Şu ana kadar hep single çıkardın, bir albüm yapmadın. Neden?

Hepsi single, hepsi single! Ah, para biriktiriyorum, albüm yapacağım! Çünkü albüm inanılmaz bir emek. İnan, bugün kalıplaşmış ve isim olmuş popçular bile single yapardı. Çünkü sen 12 şarkı yapıyorsun, radyoda iki şarkın çalıyor, diğerleri güme gidiyor. O yüzden her şarkının hakkını verebilmek için single yapmak daha mantıklı. Ama bir gün benim de Zeki Güner şarkılarından oluşan 10 şarkılık bir albümüm olsa süper olur!

Çok para diyorsun ama baktım Murat Küçük, Tamer Aydoğdu, Murat Çekem, gibi piyasanın en iyi isimleri çalışmışsın.

Kozmetikten geliyor, müziğe gidiyor. Kazandığım bütün parayı müziğe harcıyor, kendi hayatımı götürecek harcamalarımı en minimumda tutmaya çalışıyorum. Çünkü hayatım müzik! Zeki Güner’in bir şarkısını söylemek ise en büyük şansım oldu, çünkü o herkese şarkı da vermez. Bizi Atilla Özdemiroğlu’nun eşi Hepgül tanıştırdı ve çok iyi arkadaş olduk. Bir gün ben Zeki’ye ağlayıp, dert yanarken “Bsana şarkı gelmiyor! Ağlamak istiyorum. Bana kendi tarzımı gösterebileceğim bir şarkı lazım” dediğimde, bana birkaç yeni şarkı dinletti. Onların içinde, biri çok güzeldi, “Ah, ben bu şarkıyı söylemek istiyorum” dedim, o beste de ‘Kovuldum’du. Bu yaz için iki-üç hareketli şarkı yapmıştım ama “Ben bu yaz böyle duygusal bir şarkı ile çıkıyorum” dedim. Tım tıs, tım tıs insanların tek gecelik hayatları anlatan şarkılar dışında, nefes alan şarkılara da ihtiyaç duyduğunu düşündüğüm için bu kararı verdim. Ardından, her şey bir rüya gibi gerçekleşti.

Pop müziğimiz, tek gecelik aşkları mı anlatıyor yani?

Şu anki mevzular şarkılarda hep onu anlatıyor. Valla, ben onu kokluyorum. Hadi, hop, hurt, hadi; günümüz pop şarkıları dinleyene hırs yaptırıyor. Ama aslında müzik, kimselere tarif edemediğin en özel duygularını ön plana çıkartan bir olgu.

‘Aşka İnanmaz’ en çok sevilen şarkın olmuş.

Radyolar en çok onu çaldı, ‘Oh Oh’ şarkım da gece kulüplerinde çok çaldı. Ama bak sen de güzel şarkıymış diyorsun, yerini bulamadı bence. Burada müzik kanalları doğru düzgün klibini döndürmedi ama İspanya’da listelere girdi! Geçen sene bizim şirkete sürekli İspanyolca mailler geliyor, biz de spam diye siliyoruz. Ben herkese “Aman açmayın, virüs yiyeceğiz” diyorum. Şirket hesabımıza kim gönderecek ki bu maili! Fakat sonra baktık olacak gibi değil, Google translate ile çevirelim bari dedik, meğer “Sizin ‘Aşka İnanmaz’ klibiniz HIT’S CHART listemize girdi. Bize HD videonuzu gönderir misiniz?” diyorlarmış! Halk oylamasında 36 dan sonra 24 e yükseldi. Gönderdik klibi, üç-dört hafta listede kaldı.

‘KÜLTÜR BAKANLIĞI’NDAN TEŞEKKÜR MEKTUBU BEKLİYORUM’

‘Beyaz Sevda’ klibini Tuz Gölü’nde, yeni klibini de Kapadokya’da çekmişsin. Böyle bir memleketim, memleketim durumu var sende.

Evet, denk düştü. Ben ay çiçek tarlasında, yalınayak doğal halimle yürürken, bir klip çekilsin istiyordum. Yönetmenime de bunu söyledim. Benim için köşe yazarları “En iyi klip çeken kız” diye yazılar yazıyordu ama ben de diyordum ki, herhalde kliplerim çok öne çıktığı için şarkılarım fark edilmiyor. Bu yüzden, bu kez sakin, sade bir klip çekeceğim, şarkım ön planda olacak. Yönetmenimiz “Tarlada yılan, çiyan olabilir, bir de ayçiçeklerinin mevsimi değil, olmaz” dedi. O zaman, dedim, tamam Kapadokya’ya gidiyoruz. Kapadokya, muazzam bir yer. Ben de daha önce bu kadar güzel bir yere neden gelmedim diye kendi kendime kızdım. Sabah beşte balonda çekim yapacağımız için gece ikide saç, makyaj yapıldı. Ah diye balonun üstünde askılı bir kıyafet ile resmen donarak şarkımı söyledim. Çekime sabah beşte başladık ve gece ikide bitti. Değişik bir klip oldu; balonlar, o atmosfer, renkler falan ekranda çok güzel çıktı. Bu sebeple Kültür Bakanlığı’ndan, güzel bir teşekkür mektubu bekliyorum. Çünkü ben de elime mikrofonu alıp, helele hülele bir klip çekmeyi bilirim ama bak elimi cebime atıp, ülkemi tanıtmaya çalışıyorum!

Balon falan çok para gitti mi bu klibe?

Hilmi Özer daha önce Soner Sarıkabadayı’ya klip çekti, ikinci de ben oldum. İki genç çocuk gelip Hilmi’ye “Biz Helly Cam kullanmak ve tanıtmak istiyoruz” demişler, onlar da gönlünü koydu. Hilmi zaten benden para almadı. Biz balonu da kiralayamadık çünkü pahalı geldi, baloncular bize sponsor da olmadılar. Biz de, ne yapalım; diğer yolcular ile beraber klip çektik! Arkada 20 kişi fotoğraf çekiyor, ben bir köşede şarkı söylüyorum (kahkahalar). Meğer, bu Kapadokya balon fiyatlarının pahalılığı meşhurmuş. Onu geç, orada manzara köşelerinde çilek kurusu, ballı fındık, ballı fıstık gibi değişik kuru yemişler satılıyor, biz de çekim yapıyoruz, kurt gibi açıkmışız. Şöyle, birkaç yüz gram yemiş aldım, 100 lira verdim!

Bu şarkı ile ilgili beklentin nedir?

Hit olsun istiyorum. Ticari bir kaygım yok açıkçası. Listeye girsin diye yapılmış bir şarkı da değil. Demlendikçe güzelleşecek bir şarkı ‘Kovuldum’. İnsanlar dinledikçe kendilerinden bir şeyler bulsunlar, “Senin de başına böyle bir şey geldi mi?” desinler istiyorum. “Sen de kovuldun mu birinin kalbinden?” desinler. Son zamanlarda bu kadar tatlı akıp giden başka bir şarkı yapılmadı.

Zaten şarkın çok yeni. En taze röportajı biz yapıyoruz. Televizyonla ilgili bir projen var mı?

Geçen sene birkaç proje vardı ama olmadı. Ancak “Bu kız aslında öyle değil de böyleymiş, biz onun bu yönünü nasıl göremedik” dedirtecek bir proje ise olabilir. Sezonluk iş istemem. Ben sırf para için çalışmayı sevmiyorum. Televizyon insanın hayatına çok şey katıyor ama televizyon kariyerini iyi yönlendirmek lazım. Çünkü insanlar seni hiç olmadığın gibi tanıyabiliyorlar. Mesela benim ilk yıllarda pembe imajımda yaşadığım gibi yanlış anlamalar olabiliyor. Gerçi o imajımla ilgili hiçbir sorunum yok. Çünkü o yıllarda sahiden öyle yaşıyordum. Pembe arabaya albümden önce de biniyordum. İnsanların “Sarışın, güzel bir kız, ne olduğu belli değil” tavrına da, deli oluyorum. Çünkü bu sektörde benim kadar çalışan başka biri yok. Gece sahneden dörtte inip, sabah dokuzda işimin başında oluyorum. Hak ettiğim yere gelmek istiyorum artık. Sadece, benim hayatımı çalışma azmimi iş disiplinimi ön plana çıkarmak istiyorum. Bu ülkede sarışın ve güzel olunca, insanların bir ön yargısı var çünkü.

RÖPORTAJIN DEVAMI HAFTA SONU DERGİSİ 21/2015 SAYISINDA...

IMG 0032


Benzer Öğeler (etikete göre)

Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik