Logo
Bu sayfayı yazdır

‘Bu albümde her hece üzerinde çalıştım’

‘Bu albümde her hece üzerinde çalıştım’

Ceza’nın ‘Med Cezir’ albümü elime geçtiğinden beri, onun sıkı bir takipçisiyim.

Ancak, bir iki özel proje dışında, uzun zamandır ortalarda yoktu. Önce meşrubat reklamı, sonra albüm derken, bir döndü, pir döndü! Onunla röportajımızı yapmak için Esentepe’de bir villaya taşınan Esen Müzik Yapım şirketine giderken, aklıma 1990’lı yıllarda her hafta gittiğim Esen Plak’ın deposunda, kolilerin üstüne oturup içtiğim çaylar geldi. O büyük kaset ve CD deposu, benim Türkçe müziği öğrendiğim yerlerden biriydi. Bu röportajda şirket sahibi Oktay Bakırcıoğlu için yaptığım şakayı da okuyunca, şaşırmayın. Kendisi üniversitede de sınıf arkadaşımdı. Oktay, Ceza’nın beş yıl aradan sonra gelen albümü için hiçbir şeyi esirgememiş. Şimdi Ceza’nın bu albümü ile yazın sürprizini de onlar yakaladılar. ‘Sus Pus’ albümü, Gülşen, Nilüfer gibi önemli pop starları geçerek, birinci sıraya oturdu. Ceza, yapı olarak konuşurken, geç açılan insanlardan biridir. O yüzden, özel sorularımı en sona bırakmıştım. Ama albüm telaşı dışında, bir yandan da evlilik hazırlıkları içinde olduğunu da ilk kez siz Hafta Sonu okurlarına açıklamış oldu. Onun müziğini, Türkiye hip-hop dünyasını ve reklam filmine gelen eleştirilere de verdiği cevapları buyurun, beraber okuyalım.

Arzu Çağlan

Bunu duymaktan yorulmuş olabilirsin ama ben de merak ediyorum; neden beş senedir bir albüm yapmadın?

Birkaç nedeni var aslında... Albüm çalışmalarına 2012 yılında başlamıştım. Ama müzik olarak yaptığım şeyler, kendimi tatmin etmiyordu. 2013 yılında da, toplumsal olaylar başlayınca, birçok konserim ertelendi. Bu dönemde bayağı bir düşünme fırsatım oldu. Onun haricinde müzikten hiç kopmadım zaten. Ahmet Kaya albümüne yaptığım Türk Marşı çıkmıştı. Albümün oluşması için beş sene, beklemek lazımmış demek ki! Bir de basına da küskünlüğüm vardı. Biz bir tarz yapıyoruz Türkiye’de, bu dünyada artık kabul edilmiş bir tarz ama asla bir popçu veya arabesk sanatçısı kadar basında yer bulamıyoruz. Bu da bizim hevesimizi kırdı. Ben ve benim gibi birçok arkadaşım var bu müziği yapan… Basında diğer müzik türlerinin yanında siz hiç yer alamıyorsanız, haksız rekabet oluşmuş oluyor. Bu sadece rap değil tüm alternatif müzik türleri için de böyle... O yüzden bu tavır da beni çok kırmıştı. Türkiye’de rap müzik konusunda çok cahil bir kitle, bir sığlık da oluşmaya başlamıştı.

‘BU ALBÜM EN İYİ ALBÜMÜM’

Hemen onu sorayım; o cahil kitle senin de kitlen değil mi?

Onlar benim olmayan kitlem! Son yıllarda arabesk rap, diye çok acayip bir şey çıktı. 1980’lerden beri rap dinliyorum ama bizde rap müzikte hiç olmayan bir şey çıktı. Duygusal müzikler üzerine duygusal sözlerle rap yapıyorlar! Bu nedir? Bense dinleyicime anlattığım, empoze ettiğim şeylerle rap müzikte daha sağlam bir yere sahibim. Öte yandan, rap müzikte ‘Med Cezir’ albümünden beri yakaladığım bir şey var. Rap dinlemeyenler bile beni dinliyor! Hepsi, üst üste geldi. Ben duygusal bir adamım, olup bitenden çok etkileniyorum. İşte bunların hepsinin sonunda yeni albüm ortaya çıktı. ‘Sus Pus’, benim müzikal açıdan en iyi albümüm. Kusursuz değil belki ama benim yapmak istediğim müzik buydu.

Peki bu albümde en çok neyi anlatmak istedin?

Ben şarkı sözlerimi hiçbir zaman açıklamam. Çünkü onlar benim anlamım! Orta Asya, Güneydoğu, Türkiye veya Asya’da yaşanan her şey benim hayatımın parçasıdır, beni etkiler. Her şeyi eleştiririm ama yaptığım şey sonunda sadece müzik... Siyaseti yönlendiren veya hedef alan biri değilim. Tamam müzik yapıyorum ama bu insanların ne kadar umurunda? Baktığın zaman dünyada çok önemli bir şey yapmıyorum. Müziğimi yapıyorum ama her şeyinde farkındayım. Klipte de bunu göstermek istedik. Ben kalabalığın arasından yürüyüp geçiyorum ama kimse beni fark etmiyor.

‘Med Cezir’den bu albüme müzik olarak değişen ne var?

Yaşım ilerledikçe ben de daha çok seçer oldum. Dinlediğim veya yaptığım şeylerde çok titizim artık. ‘Sus Pus’ albümünde çok canlı enstrüman kullandık. Liriklere çok önem verdim; hem söz olarak, hem de rap teknikleri olarak. Bu şarkıların hem müzik altyapısı hem aranjesi, hem de konuk sanatçılar açısından çok zengin bir yapısı var. Sözler olmasa bile tüm müzikleri dinleyebilirsiniz. Kendi adıma benim en iyi albümüm… Hiç promosyon yapmamıza rağmen, D&R ve I-Tunes’da çıktığımız günden beri, bir numarayız. Ama bu kez kararlıyım. Arayı bir daha bu kadar çok açmayacağım.

Eski albümlerinde beğenmediğin şeyler neler?

Onları da yapmam gerekiyormuş aslında. Eski şarkılarımda, en çok rap teknikleri açısından kendimi eleştiriyorum. Şimdi daha iyisini yapmaya çalışıyorum. ‘Bu albümde bir hip-hop dersi vermek istedim’ demişsin... Beni örnek alan çok genç arkadaş var. Bu albüm onlara bir okul gibi olsun istedim. Bizim rap müzikte punchline, flow dediğimiz farklı akış teknikleri var. Hepsini burada bulabilirler. Eskiden stüdyoya girer, müziği yaparken, sözleri de orada yazardım. Şimdi önce stüdyoda müziği yapıyorum. Sonra eve gelip, sakin bir şekilde sözleri yazıyorum. Her hece üzerinde çalıştım. İstisnalara kadar uğraştım. Bütün birikimimi bu albüme yansıttım. Yabancı dinleyicilerimin de beni dinleme sebebi bu; şarkılarımda bir akış var!

‘MÜZİK DUYGULARIN SESLİ HALİ’

Ben sözlerini anlamadığım şeyi çok fazla dinlemem.

Hoşuma gittiği zaman, ben anlamadığım her şeyi dinlerim. Yoksa, İspanyolca, İtalyanca gibi dillerin hepsini bilmek gerekir. Müzik duyguların sesli halidir. Yurtdışında konserler ve festivallere gidiyorum, orada izleyenler kopuyorlar. Çocukluğumdan beri yabancı müzik dinlerken, hissettiğim neyse, şimdi ben onu yabancılara hissettirebiliyorum. Bu benim için çok özel... Yaşadığım, en heyecan verici şey.

Bu söylediğin ne kadar güzel, müziğinde bir basamak yukarı çıkmışsın.

Evet, bu benim çok istediğim bir şeydi. Rap bile dinlemeyen ama sadece beni dinleyen yabancı hayranlarım var. Yurtdışındaki konserlerde, yabancı hayranlarımın bana gösterdikleri saygıyı gözlerinde görüyorum. Ben de onlara çok saygı duyuyorum. 2007 yılında MTV’den aldığım ‘En İyi Türk Sanatçı’ ödülüm var. Her yıl Almanya’da yapılan Splash Müzik Festivali’ne, Avrupa’da ‘En Çok İstenen İsim’ olarak oylama sonucu gittim. O festivalde Wu-Tang Clan vardı, dünyanın en önemli hip-hop gruplarından biri. Onlardan önce sahneye çıktım. Bunlar benim madalyalarım…

RÖPORTAJIN DEVAMI HAFTA SONU DERGİSİ 24/2015 SAYISINDA...  

photo-by-ATIF-ÜLKÜ


Benzer Öğeler (etikete göre)

Ortam

Hafta Sonu Dergisi © www.haftasonu.com.tr Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.