
Dört yıllık bir aradan sonra ‘Bende Bi’ Aşk Var’ adlı yeni albümüyle sevenlerinin karşısına çıkan Göksel’le aşkı ve nostaljik kadından güçlü kadına nasıl geçtiğini konuştuk.
Yüksel ŞENGÜL
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Fotoğraflar: Cem TALU
Ortaköy’ün tarihi Palanga Caddesi’ndeki Avrupa Müzik’te buluştuğumuz Göksel’le Boğaz’ın gemilerle süslü canlılığına bakan salonlarından birinde sohbet ettik... Sohbetin kimi anlarında güldük, kimi anlarında birlikte hüzünlendik...
Son bir yıldır stüdyo çalışmaları süren ‘Bende Bi’ Aşk Var’ adlı albümün çok şükür piyasada. Elbette senin için doğum sancıları içinde geçen bir süreçti yaşadıkların. O süreci anlat desem, neler söylemek istersin?
Stüdyo çalışmaları elbette bir yıl ama albümün doğum hazırlıkları dört yıldır sürdü (gülüyor). Açıkçası bu çocuğu doğuracağımı biliyordum ama kesin doğum tarihini ben de bilmiyordum. Hazır olmayı bekledim. Çünkü bu çocuğa iyi bakabilmeyi istedim. Doğru bir babası olsun istedim (gülüyor). Zor dönemler oldu, zaman zaman endişelendim. Ancak çok şükür her şey istediğim gibi gerçekleşti. Albümün prodüktörü Ozan Çolakoğlu ile enerjimiz çok iyi uyum sağladı. Elbette o mesleğinde zirvede ama müzikal kimyamızın tutması benim için şanstı.
Stüdyo çalışmalarındaki sinerjiniz nasıldı?
Çok keyifliydi stüdyo çalışmalarımız. Çok az konuştuk.
Az konuştunuz, çok çalıştınız...
(Gülüyor) Gerçekten de öyle oldu. Müthiş bir ekip çalışmasıydı.




