Menu

"Doğal, samimi ve lezzetli yemekler, hayat demek benim için"

"Doğal, samimi ve lezzetli yemekler, hayat demek benim için"

Çağnur Öztürk  Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Arda Türkmen. CNN TÜRK ’te ‘Arda’nın Mutfağı’ ile evlerimize konuk oluyor. Aynı zamanda popüler mekanların işletmecisi olan Türkmen, “Doğal, samimi ve lezzetli yemekler demek, hayat demek benim için” diyerek, yemeğin kendisi için ne kadar önemli olduğunu belirtiyor.

Arda Türkmen, ekranda enerjisi yüksek bir şef, izleyicisi ve takipçisi çok fazla. Çoğumuz, ONU Ça ğan Irmak’ın ‘Issız Adam’ filminin çekildiği Leblon’un sahibi olarak ta nıdık. Türkmen, “O günlerde filmden çıkan Leblon’a ‘Issız Adam’la tanışmaya geliyordu." diyerek mekana olan ilgiyi de anlattı...


‘Arda’nın Mutfağı’nda neler var, nasıl olmasına özen gösteriyorsunuz?
‘Arda’nın Mutfağı’ tamamen doğal. Evde, işte ne pişiriyorsam onlar var. Lokantada bu işin içine biraz daha zarafet, biraz daha sunumlarda şıklık oluyor. Doğal, samimi ve lezzetli yemekler demek, hayat demek benim için.

Nasıl tarifler vermeye çalışıyorsunuz?
“Bu çocuk yapıyorsa ben de yapabilirim” havası vermekte bir yanlış görmüyorum. Çevremizde bulabileceğimiz basit ve sıradan malzemelerle sıra dışı sonuçlar elde edebileceğimiz yemekler yapmaya çalışıyorum. Bazen özellikli bir ürün bulduğumda onu tanıtmaya, anlatmaya çalışıyorum. Mesela şevket-i bostan, muskat, kakule...

Sizce sağlıklı beslenmenin olmazsa olmazları neler?
Dengeli beslenmek. Ben kahvaltımı yapmaya gayret ediyorum. Öğlen protein ve karbonhidratlı bir mönü tercih ediyorum. Akşam protein ve yeşillikli bir mönü tüketmeye çalışıyorum. Tatlı yiyeceksem mümkünse akşama kalmadan yiyorum. Bir gün eğer ipin ucunu kaçırıp çok yediysem ertesi gün mutlaka daha efendi, uslu yemeye çalışıyorum.

Neden programlarınızda konuk almıyorsunuz, kişisel tercihiniz mi?
İlk sezonun 10 bölümünde konuk aldık, baktık ki 30 dakikada ne konuğa konsantre olunabiliyor, ne yemeğe. İnsanların ilgisini çekmek için yan faktörlerden ziyade yemek tek başına bir araç olsun istedik ve başardık.

Yemek yapmak bir sanat mı, ne dersiniz?
Aslına bakarsanız günün sonunda yemek yapıyoruz, atomu parçalamıyoruz, sanat tarihine geçecek kalıcı eserler bırakmıyoruz. Ancak bizim yaptığımız işin de bir artistik boyutu var ve bu asla inkar edilemez. Mutfaktaki şeflerin, evde ocak başında kaşık sallayan annelerin mutlaka sanatsal bir yönü, bir ince zevki vardır. Kendimi hayata eşsiz eserler yaratmaya gelmiş bir sanatçı snobluğunda görmemekle beraber, çevremdeki olaylardan ve ürünlerden beslenerek sanatçı dokunuşlarıyla yemek yapan basit bir insan gibi görüyorum.

Diğer ülkelerin mutfaklarıyla bizim mutfağımızı kıyaslayabilir misiniz?
Bizim mutfağımız eşsiz. Tencere yemekleri, mezeler, çorbalar, zeytinyağlılar hepsi başlı başına birer tez konusu olur. Ancak maalesef pazarlama konusunda eksiğiz. Fas’ın dünya mutfağına sunduğu ve Fransızların da etkisiyle tanıttığı Tajine, bildiğiniz bizim güveç ya da Uzak Doğu’nun Vok’ta pişen yemekleri... Ama bunu öyle bir pazarlıyorlar ki sanırsınız yemek konusunda bir devr-i alem.

Yeni mekanınız Forneria’nın konsepti, mönüsü nasıl?
Forneria şehrin en hızlı gelişen ve yükselen semti Karaköy’de, biraz daha İtalyan, biraz daha Akdenizli. Taş fırını var ve o fırında pişen lezzetli pizzaları var. Farklı çeşitlerle bezenmiş paylaşımlık Antipasti tabakları var. Fırında uzun pişen güveç yemekleri var, hafta sonları için lezzetli kahvaltılık alternatifleri var, el açması makarnaları ve özel yapım ekmekleri var. 


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik