Menu

'Hayatın hengamesine hayatın ta kendisini kurban ettik'

'Hayatın hengamesine hayatın ta kendisini kurban ettik'

 Serdar Tuncer, radyoculuktan ekrana geçmiş başarılı bir isim. Onu genelde Ramazanda sadece bir ay izliyorduk ancak artık her hafta ekranda olması şans izleyici için. Bu özel ismi ve programını kaçırmamanızı tavsiye ederim...

'Başka Şeyler'de neler anlatıyorsunuz, nasıl bir format?

Hayatın tam da kalbinde duran onlarca şey var; bazen görmediğimiz, fark etmediğimiz belki unuttuğumuz... Ama yaşamanın ta kendisiolan onlarca şey. Hep aynı şeylerı konuştuk senelerdir; borsa niye düştü, döviz neden çıktı, kim kiminle neden birlikte, kim kimden neden ayrıldı, başbakan niye böyle dedi, muhalefet nasıl böyle yapar,ne bileyim bir keşmekeş, bir hengameye döndü hayatımız. Ve bu arada unuttuk, birbirimizi anlamanın değerini... Hayatın hengamesine hayatın ta kendisini kurban ettil. Başka şeylerdi çünkü onlar; dünde kalmış, masal gibi, hikaye gibi, başka şeyler... Bunun böyle olmadığını dğşündük, bu güzellikler hala vardı, var olmalıydı. Ve konuklarımızla bir bardak çay kıvamında keyifle muhabbet ederek hayatta başka şeylerin de olduğunu, hatta hayatın başka şeyler olduğunu anlatmak için yola çıktık.

Programla bir farkındalık yaratma çabası var gibi, belki baktığımız ama göremediklerimze...

Kesinlikle. Belki büyük bir iddia ama derdimiz bu. Sait Faik için anlatırlar; yanındaki dostuna kahvehaneyi gösterip sormuş: ''Hikaye neresinde buranın?'' Bir dolu cevap... Gülümsemiş üstad, duvarda asılı tabloyu görüyor musun, ağaç altında bir kadın var, hikaye işte o kadının gözlerinde saklı. Hayat bir kahvehane, dört duvar, bir yan tablo, binlerce hikaye saklı, içinde güzellikler taşıyan. Biz Sait Faik değiliz elbet ama 'Başka Şeyler' hep o tabloları taşıyacak ekrana.

Sizi genelde Ramazan ekranında izledik. Bu format sizin için de başka mı olacak?

Ramazan'daki üslubumuzun mübarek 11 aylara taşınmış halini yapıyoruz. Hayatta, tarihe, medeniyete, kalbe, kalbe dair olana daha fazla dokunan bir format, hepsi bu.

Sizin radyoculuk geçmişiniz var. Ekranlara geçişiniz nasıl oldu?

Sesi güzel olanı radyocu yapıyorlardı o zamanlar. Radyocuların yakışıklıları da televizyona çıkıyordu, biz arada kaynadık.

Radyo ile televizyonu kıyaslıyabilir misiniz? Radyonun artık kıymeti bilinmiyor mu sizce? Televizyonun gücünü nasıl yorumlarsınız?

Yolu bir zaman radyoya uğramış herkes gibi benimde gönlümde radyonun yeri başka. Çünkü radyoda daha samimi daha sıcak...Duymak daha derin, görmek saha yüzeysel. Bölünürsünüz seyrederken, dinlerken öyle değil sanki. Zamanla herşey gibi televizyonun gücü de değişiyor. Dün böyle değildi ama bugün, radyodan güçlü. Hatta dijital dünya da televizyonun yerini alamadı. Televizyon interneti de arkasına alarak güçleniyor. Twitter'da en çok konuşulan içerik hala televizyon içerikleri... Bu da televizyonun önemini kaybetmediğini gösteriyor. Televizyon hala evimizin baş köşesinde.

 


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik