Menu

Serkan bebeğimin babası. Biraz naz yaptım, korkutmak istedim, sürünsün istedim. Süründü de!

Serkan bebeğimin babası. Biraz naz yaptım, korkutmak istedim, sürünsün istedim. Süründü de!

 Geçen yaz sürpriz bir kararla Serkan Uçar ile nikah masasına oturan sunucu Ece Erken, herkesi şaşırtmıştı. Ardından yakın bir tarihte anne olacağını ve bir erkek bebek beklediğini duyurdu. Ancak geçtiğimiz hafta Serdar Ortaç'ı dinlemeye gittiği bir gece kulübünde eşiyle kavga etti ve bu olay hakkında günlerce manşetlerden düşmedi. Erken, olayın iç yüzünü, o gece yaşananları ve evliliği hakkında merak edilen her şeyi tüm açıklığıyla ilk kez Hafta Sonu'na anlattı

Nuriye KIRMA Fotoğraflar: Trendyol

Ece Erken iki yıldır ekranlardan uzak olsa da, hala gündemde kalmaya devam ediyor. Ancak o hakkında çıkan haberlere ya sosyal medyadaki hesaplarından kısa açıklamalar yapıyor ya da sessiz kalmayı tercih ediyor ve hiçbir yere röportaj vermiyor. Yaklaşık bir yıldır kendisiyle röportaj yapmak ve hakkındaki haberleri birinci ağızdan dinlemek için iletişime geçmeme rağmen, buluşmamız şimdiye kısmet oldu. Güzel sunucunun hayatındaki gelişmeler son dönemlerde bir hayli hızlı ilerliyor... Ailesinden bile habersiz, sürpriz şekilde iki ay sevgili olduğu Serkan Uçar'la evlendi, ardından hamile kaldı, son olarak geçtiğimiz günlerde eğlenmeye gittiği bir mekanda eşiyle kavgası yine çok konuşuldu. Bu röportajda olayı en başına sardık ve Serkan Uçar'la Ece Erken'in tanıştığı ilk günden son yaşanan olaylara kadar her şeyi konuştuk; İzmir'deki nikah gününden, ailelerin tepkisine, hamilelikten, son yaşanan olaylara kadar... Üstelik yanında annesi Nurhan Serpici de vardı ve zaman zaman röportaja yorumlarıyla dahil oldu...

Geçtiğimiz günlerde bir internet sitesi için modellik yaptınız. Hatta karnınızdaki oğlunuz da size eşlik etti. Neler hissettiniz?

Çok güzeldi, keyifliydi. Hamile kadına insanların ilgisi büyük oluyor. Fotoğraf çekiminde de sürekli bana bir şeyler yedirmek için uğraştılar. Çok şeker bir ekiple çalıştım. Göbeğimi göstermemeye çalışıyorum ama herkes “Görünsün, bırak o da çıksın” diyordu. Bebeğimle poz vermenin heyecanı başkaydı. Normalde insanlar fotoğraflarda kilolu çıkınca rahatsız olurlar ama ben kilolu çıkmaya başladıkça bu durumdan son derece memnun olmaya başladım (gülüyor). Çok güzel bir duygu. Allah inşallah olmayan herkese nasip etsin.

Çocukluk yaşlarınızdan beri TV dünyasının içindesiniz. Bu camianın içinde olmaktan hiç pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Mutlaka olmuştur. Uzun süredir çalışmıyorum. Yaklaşık iki yıldır programlara konuk olarak bile çıkmıyorum. Biliyorsun, bu röportaj için bile seninle tam bir yıldır konuşuyoruz ve buluşmaya çalışıyoruz (gülüyor). Röportaj vermeyi ve ortada olmayı sevmiyorum. Ben bu kadar dikkat ederken, sakınılan göze çöp batarmış ya, magazin inatla üzerime geliyor. Böyle olduğu zamanlarda da “Niye girdim bu işlere?” diyorum kendi kendime. Sevenlerim çok fazla biliyorum. Bu tatsız durumları da onları düşünerek kapatmaya çalışıyorum. Mesela sosyal medyaya bebekle ilgili bir şeyler koyuyorum, yüz binler dua ediyor. Bu çok güzel bir mutluluk. Benim ilk çıktığım 'Klip 98' programı o dönem rakipsizdi; insanlarda benim ve o programımın kredisi var. Beni o programda çok iyi tanıdılar. Ben o programla insanların ‘cici kız’ı oldum. Şimdi artık yanlış da yapsam evin yaramaz, cici kızı diye görüyorlar. Hatalarımı sevdiklerim kapatıyor. Şu anki şöhretler bir-iki dizi çekince iş tutmuyor ve o kişi de unutuluyor. Ama bizim şansımız şu; bizim dönemde yapılan işler bize kalıcı şöhret getirdi.

Uzun süredir ekranlarda olmasanız da, hala her attığınız adım merak ediliyor, sosyal medyada en çok takipçisi olan ünlülerden birisiniz. Bunu nasıl başardınız?

Evet, sağ olsunlar. Twitter ilk çıktığında, aklına gelebilecek her şeyi yazıyordum. Çünkü o zamanlar orayı o kadar ciddiye almıyordum. Özel hayat bile yazıyordum. Ama şimdi sadece işle ilgili şeyler yazıyorum. Zaten Instagram çıkınca Twitter'ı biraz salladım açıkçası (gülüyor). Instagram daha keyifli geliyor. Kalıcı olma kısmına gelirsek; daha önce de söylediğim gibi 98, 99 ve 2000'li yıllarda yapılan işler ve kişiler kalıcı oldu gerçekten. Mesela bana “Senden dolayı kızımın adını Ece koydum” diye mesajlar geliyor. Sonra Ece gelmiş 10 yaşına bana mesaj atıyor “Abla, annem senin adını koymuş bana” diye (kahkahalar). Benden sonra çıkan sunucular silindi geçti. 'Klip 98', 'Passaparola', 'Mavi Şeker', 'Lise Defteri' vs. bunlar hep kalıcılık getiren işlerdi. Eskiden festivallere bile gidip sunuculuk yapardım, şimdi gitmiyorum. Bunu burnu büyüklük olarak söylemiyorum. Ben paramı kazandım ve kendi ayaklarımın üzerinde bir kadın olarak gayet iyi durabiliyorum. Bundan sonra gelen işlerimde artık seçiciyim. Bu da benim en doğal hakkım. İki yıldır da dinleniyorum.

‘BENİM ÜNLÜ ARKADAŞIM ÇOK AZDIR’

ece20141124-3

Peki bu sezon için herhangi bir TV kanalıyla anlaştınız mı?

Teklifler geliyor çok şükür. Daha geçtiğimiz günlerde bir program için görüştük ama ben artık ünlü isimlerin olduğu bir iş yapmak istemiyorum. Gece şovunda benim en çok zorlandığım şey konuk bulmaktı. Bir hafta Gülşen geldi, ikinci hafta Berkay geldi, üçüncü hafta Hande Yener geldi... Ee, dördüncü hafta ben kimi getireceğim! Bugün baktığınız zaman ‘Beyaz Show’ bile tıkanıyor. Hayatımda artık ünlü konuklu bir program olsun istemiyorum. Uğraşmak gerçekten çok zor. Hiçbiriyle de görüşmüyorum zaten. Benim ünlü arkadaşım çok azdır. Çekirdek bir çevrem var.

Hamilelik nasıl gidiyor?

Çok güzel gidiyor (gülüyor). Şişmişim, değil mi?

Hayır. Zaten çok zayıftınız. Yakışmış size.

Evet. Ben hayatımda hiç 50 kilonun üzerini görmedim; şu an 56 kiloyum. Doktorum “Sen aslında şu an normal haline geldin, çok zayıftın” diyor. Yememden hiç kısmıyorum, ne olursa yiyorum; gece saat 03.00, 04.00, 05.00... Saat hiç önemli değil. Yediklerim sanırım bebeğe değil, bana yarıyor.

Hamilelik rahat geçiyor mu?

Allah'a şükür, gerçekten çok rahat geçiyor. Hiç mide bulantım olmadı, tansiyonum düşmedi ya da kötü bir şey yaşamadım. Ama tabii ki henüz dördüncü aydayız ve önümüzde beş ay daha var. Ne olacağı belli olmaz. İnşallah bundan sonrası da güzel geçer. Bir an önce vakit geçsin ve bebeğimi kucağıma alayım diye bekliyorum. Instagram'dan bebeğe çok fazla hediye gelmeye başladı; önceden de gönderenler, hatta paylaşmam için para teklif edenler vardı ama ben bunların taraftarı değilim. Bebek eşyası görünce dayanamayıp, paylaşıyorum. Şu dönemde bir tek annemle kavga ediyorum çünkü sürekli bebeğe bir şeyler alıyor. Her mağazaya girdiğimizde illa ki eli dolu çıkacak. Ben durdurmaya çalışıyorum ama o durmuyor (gülüyor).

Nurhan Serpici: Neden biliyor musun çünkü hamilelikten sonra kızımın gerçekten büyüdüğünü ve kadın olduğunu hissettim. Ece bildiğiniz çocuktu. Büyümüyordu.

Ece Erken: Evet anne, gelişememiştim ben (kahkahalar).

Siz neler hissediyorsunuz peki? Beş ay sonra aileye torun katılıyor...

Nurhan Serpici: Çok mutluyum, çok seviniyorum. Ben zaten hep torun istiyordum, bunu Ece'ye de söylüyordum.

Ece Erken: Annem yaz boyunca Çeşme'deydi. Evimizin olduğu sitede komşularımız, Selçuk İnan ve Burak Yılmaz. Onların da anneleriyle annem çok yakın arkadaş. Burak'ın da çocuğu oluyor şimdi. O baba olunca annem iyice baskıya başladı. Burak'ın annesi ayrı arıyor, kız kardeşi ayrı arıyordu, annem diğer taraftan baskı yapıyordu; “Çocuk yap, çocuk yap” diye her gün baskı yapıyorlardı. Demekle olacak iş mi bu! Sonra bir gün şüphelenmeye başladım ve bir test yaptım.

İlk anne olacağınızı öğrendiğinizde neler hissettiniz? Yalnız mıydınız yoksa Serkan Bey yanınızda mıydı?

Hamile kaldığımı öğrendiğim gün yalnızdım ve kuafördeydim. Yan tarafta da eczane vardı. Makyözümü bekliyordum. “Hazır beklerken bir test yaptırayım” dedim. Sonra pozitif çıktı (gülüyor). Diğer kadınlar ne hissediyor bilmiyorum ama hamilelik gerçekten çok garip bir duygu. Tarif edilemez bir şey. Ne olduğunu anlamıyorsun. Bir anda ailene biri katılıyor. Şimdi arkadaşlarım “Bana dua et” diye yalvarıyor. Hamile duası kabul oluyormuş ya (gülüyor).

‘SERKAN’LA ÇOCUK İÇİN EVLENDİK’

ece20141124-2

Henüz evleneli çok kısa bir süre oldu. Hatta apar topar evlenince “Acaba hamile mi?” gibi sorular sorulmuştu. Bebeğin bu kadar erken olması planlı mıydı, yoksa sürpriz mi oldu?

Ben çocuk yapmak için evlendim. Çocuk ayrı bir mertebe. Evliliği başka bir yere taşıyor. Şimdilerde millet evleniyor, boşanıyor. Artık bunlar çok kolay. Benim de başıma geldi biliyorsunuz, bir kez evlendim boşandım. Çocuk düşünmek ve yapmak çok ciddi bir iş. Evlenmeden önce annemle babam o kadar çok torun istiyorlardı ki, “Git sperm bankasından alıp, yap” bile dediler. Düşünebiliyor musun! Hayatımda biri yok ama çocuk da istiyordum. Yalnız bir kadın olarak ne yapacaktım? Mesela evlenmeden önce bir doktora gitmiştim ve “Bir an önce çocuk yap” demişti. Onun bu yorumu insanı ister istemez tedirgin ediyor. Ama Serkan'la çok uyumluyduk. Birbirimizi bulduk çok şükür. Sonra da devamı geldi. Çocuk için evlendik. Yoksa ben sevgililik dönemini seven bir insanım; naz yapayım, küseyim, ayrılayım, bu tip durumları seviyorum. Ama evlenince onu yapamıyorsun. Yapınca da, görüyorsun geçen hafta neler oldu, neler yazıldı gazetelerde (gülüyor). Dikkat etmek lazım.

Nurhan Serpici: Ece ile Serkan ruh ikizi. İkisi de aynı karakterdeler.

Sizin evliliğiniz de magazin gündemine sürpriz oldu. Açıkçası o zamandan beri de kimseye röportaj vermediniz; bir, iki cümleyle geçiştirdiniz. Nasıl başladı ilişkiniz? Evlenmeden önce ne kadar beraberdiniz?

Klasik olacak ama ortak arkadaşlar sayesinde tanıştık. Ben onun abisini tanıyordum, açıkçası çok da sevmezdim. Çünkü benim bir kız arkadaşımla beraberdi ve ayrılmışlardı. O yüzden abisiyle aram pek iyi değildi. Gerçi şimdi aile olduk (gülüyor). Bir ortamda karşılaştık, ben “Abisi mi, yoksa değil mi?” diye Serkan'a bakmaya başladım. Öyle tanıştık. Sonra benim numaramı bulmuş ve mesajlar atmaya başladı. O benden etkilenmiş. Ertesi gün balık yemeye gittik. O gün patladık zaten, ertesi gün bütün gazetelerdeydim, Serkan'la sevgili olduğuma dair haberler yapılmıştı. Ama ilk gün sevgili değildik. Evlenmeden önce de toplamda iki ay beraberliğimiz oldu. Çok kısa bir süre...

Serkan Bey’in evlenilecek adam olduğuna nasıl karar verdiniz? O güveni size nasıl verdi?

Serkan'la sen tanışsan, seni bile her şeye ikna edebilir. Öyle bir çocuk o. İkna kabiliyeti çok yüksek. Ben “Acaba mı?” falan derken, bir baktım, kendimi nikah masasında buldum.

‘SERKAN HER SANİYE EVLİLİK TEKLİF EDİYORDU’

ece20141124-4

Peki evlilik teklifi nasıl geldi?

O bana her saniye teklif ediyordu zaten. Bir yıl içerisinde evleneceğimizi söylüyordu. Daha yeni tanıştığımız için tanımaya çalışıyordum. Serkan'ın yaşı genç olmasına rağmen ağır bir çocuktur. Olgundur.

Aranızdaki yaş farkı hiç ilişkinizde sorun yarattı mı? “Erkekler geç olgunlaşır” derler...

Ama ben kendim zaten olgun bir kadın değilim ki (gülüyor)... Bizim ilişkide olgun taraf Serkan.

Nurhan Serpici: O kadar uydular ki, anlatamam. Aynılar yani. Ece büyümeyen bir çocuktu.

Evlenmeye, yani nikahın apar topar yapılmasına nasıl karar verdiniz?

Bir gün öncesinde karar verdik. O zamanki valimiz Sayın Hüseyin Avni Mutlu'dan rica ettik. O gerekenleri hazırladı. İzmir'de nüfus müdürlüğünde evlendik.

Ailelerin de haberi yoktu değil mi?

Hiç kimsenin haberi yoktu. Annem Çeşme'deydi, Serkan da Çeşme'de otelde kalıyordu. Evden annemin yanından çıkıp nikaha gittim ama annemin haberi yoktu.

Çekinmediniz mi annenizden?

Ben anneme ufak ufak çıtlatmıştım “Biz evlilik düşünüyoruz” diye. Annem “Çok erken, birbirinizi tanıyın” diyordu. Serkan'ın ailesinin hiç haberi yoktu.

Peki Nurhan Hanım, siz nasıl buldunuz Serkan Bey'i tanıştığınızda?

Nurhan Serpici: Ben güvendim Serkan'a ama henüz evlilik düşünmek için çok erkendi. Ece bir evlilik atlattığı için birbirlerini iyi tanımalarını istedim.

Ece Erken: Sonra biz evlenince gittik annemin elini öptük.

Nurhan Hanım sizin ağladığınız, hatta Ece Hanım'la küstüğünüz yazılmıştı. Evlendiklerini size söylediklerinde neler oldu?

Nurhan Serpici: Konuşmadım. Tavır yaptım ama küslük falan yok. Ece, “Annecim bize karşı biraz anlayışlı olabilir misin?” dedi. Evladımı kıramadım. Zaten iki dakika sonra Serkan hemen “Annem!” diye sarıldı, öptü. Evlilik cüzdanını verdiler.

Nikah günü neler yaşadınız?

Ben normal günlük kıyafetimle nikaha gidiyordum. Saçım yapılırken kız arkadaşlarım “Biz bu şekilde izin vermiyoruz” dediler. Gittiler saçıma taç, elime bir buket çiçek aldılar. Nikahın yapıldığı yerin yanında bir mağaza vardı, oradan normal beyaz bir elbise aldılar. Hatta elbisenin 38 bedeni kalmış, elbise bana olmadı, büyük geldi ama yine de giydim. Gelinlik vari, şeker bir elbiseydi. Hatta annem “Emanet gibi, ne o öyle” dedi (gülüyor). Benim için nikahta ne giydiğim önemli değildi, biz orada çok eğlendik. İstesem en iyi yerde düğün yapardım. Mesela şimdi 6 Aralık'ta Les Ottomans'ta düğün yapacağız...

Peki düğün için yazdan beri neden bu kadar beklediniz?

Çünkü hazırlıklar ancak tamamlanabildi; otelle görüşmemiz, hazırlıklarımız yeni bitti.

İzmir'deki nikah gününün öncesi nasıl gelişti? Nikaha nasıl karar verdiniz, gizli saklı nasıl hazırlandınız?

Biz iki gün öncesinden İzmir'e gidip kan tahlillerimizi, testlerimizi, hazırlıklarımızı falan yaptırdık zaten. “Biz ne yapıyoruz?” falan dedik hatta hazırlanırken. Şimdi artık yavaş yavaş evlilik oturunca evli olduğumuzu hissetmeye başladık.

Serkan Bey'in babası evlendiğinizin ertesi günü gazetelere olumsuz demeçler vermişti. Onu nasıl çözdünüz?

Evet. Serkan'ın babası gazetelere konuştu ama ertesi gün beni ağlayarak aradı ve özür diledi. O anlık sinirle yapmış. Ağlayan bir adamı da affetmemek gibi bir şey söz konusu olamaz. Sonuçta affetmek Allah'a mahsus. Benim kendi babam, Serkan'ın babasından daha kötü tepki verdi. Gazeteciler babamı arasaydı o gün, hem eşime hem de eşimin ailesine çok ağır laflar edebilirdi. Ama üslubuna dikkat ederdi. Benim annemle babam daha bilinçli laflar ederlerdi. Serkan'ın ailesi ilk defa benim yüzümden gazeteye çıktılar. Şu an bundan çok mutlular ama belki bir anın şokuyla böyle tepki verdiler.

Şu an eşinizin ailesiyle ilişkiniz nasıl?

Gayet iyi. Hiçbir sorun yok. Zaten geçen hafta gazetelere yansıyan tartışma gecesinden önce değil ailesiyle, Serkan'la bile hiç tartışmamıştık.

‘SERKAN O AN SÜRÜNSÜN İSTEDİM’

Nasıl gelişti o gece? Neler oldu? Serdar Ortaç'ı dinlemeye gitmişsiniz ama gecenin sonu kötü bitti.

Ben hamile kaldığımdan beri gece dışarı çıkmıyoruz. Bir tek o gece çıktık. Serkan'ın bünyesi içkiye hiç alışık değil. O gece de bir-iki kadeh içki içti ve sigaralardan dolayı ortalık duman altıydı. Aslında arkadaşlarımızla bebeğimizi kutlamaya gittik. Bizimki de “Baba oluyorum” diye gaza geldi. Ben de hamile olduğum için duygularım, tepkilerim çabuk değişiyor. Bir süre eğlendikten sonra sigara dumanından çok rahatsız oldum ve kalkmak istedim. Serkan da o gün çok üzerime geldi “Hayır kalacağız” diye. Ben lavaboya giderken elimden tuttu. Aslında gayet romantik bir hareketti ama bodyguard'lar bunu yanlış anladı. Ben ünlü olduğum ve beni tanıdıkları için, olaya müdahale ettiler. Sağ olsunlar, her gittiğim mekanda tanındığım için zaten koruyorlar. O gece Serkan'ın başına çok kötü şeyler gelebilirdi ama kocam olduğu için herkes anlayış gösterdi. Sonra ben de eve gittim. Eve gelince de sosyal medyadaki tüm fotoğraflarımızı ve onun soy adını sildim.

RÖPORTAJIN DEVAMI HAFTA SONU DERGİSİ 47/2014 SAYISINDA...


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik