Menu

Uğur Cebeci: ‘Kusursuz uçuşlar yaptım’

Uğur Cebeci: ‘Kusursuz uçuşlar yaptım’

 Malumunuz, günümüzde pek çok programın ömrü aylarla ölçülüyor...

‘Kokpit’ programı 1997’den bu yana 15 yıldır ekranda; önce Kanal D’deydi şimdi CNNTürk’te. Bu programın başarı sırrı, tılsımı nedir?
‘Kokpit’in başarısı, tamamen bilgiye ve haberciliğe odaklanmasından kaynaklanıyor. 15 yıl önce yayına başlarken dünya televizyonlarında ‘havacılık programı’ diye bir kavram yoktu. ‘Kokpit’, bilgiçlik taslamadan, sektörün kavgalarına bulaşmadan enformatik yapısıyla kendi seyircisini yarattı. Türkiye’de havacılığın sevilmesine, insanların farkında olarak uçmasına önemli katkı sağladı.

‘Kokpit’in amacı, hedefi, üstlendiği misyonu nedir?
Eminim ki ‘Kokpit’ sayesinde binlerce kişi içindeki havacılık aşkını keşfetti; havayollarında pilot oldu, kabin memuru olarak çalışıyor veya uçak mühendisi olarak görev yapıyor. Ama daha fazlası bugün hobi olarak havacı. Amatör pilot, bilgisayarda uçuş simülatörleri ile uçuyor, uçak fotoğrafları çekiyor. Onbinlerce kişi korkusuzca uçağa biniyor. Elbette taklit programlar çıktı. Türk televizyonculuğunda ‘havacılık programı’ diye bir dal açtım. Arkamızdan gelenler kısıtlı havacılık bilgileriyle, kavgalara, kirli yollara saparak ilerlemeye çalıştı. Birçoğu vazgeçmek zorunda kaldı.

Uğur Cebeci’nin asıl mesleği gazetecilik ve Doğan Haber Ajansı Genel Müdürü olarak görevinizi sürdürüyorsunuz. Havacılık tutkusu nereden geliyor?
Çocukluğum Samsun’da geçti. Şehre yakın, şimdi kullanılmayan bir havaalanı vardı. THY pervaneli Fokker F-27 uçaklarıyla gelirdi. Sahilde durup onların yaklaşmalarını, iniş-kalkışlarını izlerdim. Bana çok keyif verirdi. Kötü bir örnek ama babamın yaptırdığı inşaatın ikinci katından kollarımı açıp aşağıdaki kum tepesine atlamaya da o yıllarda başladım.

Pilot olmak istiyordunuz mutlaka...
Pilot olmayı hiç düşünmedim. Benim hayranlığım uçakların mühendisliğine, tasarımlarına doğru yol aldı. 1980’li yılların başında Boeing’e bir mektup yazdım. Gazeteci olduğumu, polis muhabirliği yaptığımı ama havacılılığın teknolojisi ile ilgilendiğimi belirttim. Üç-dört hafta sonra cevap geldi. Beni davet ettiler. Kalkıp Seattle’a gittim, bir uçağın imalatını başından sonuna gördüm. O günden sonra birçok ticari havayolu uçağının imalatının ilk aşamasından sonuna kadar izledim. Hepsinin simülatörlerinde uçtum. Kusursuz uçuşlar yaptım. Bu arada Boeing beni resmen birinci sınıf uzman ilan etti.

Uçak yolculuğundan korkanlara ne tavsiye edersiniz?
Kontrolün sürekli kendisinde olmasını isteyenler genellikle uçuş korkusuna sahip olur. Öncelikle uçakların teknolojisine güvensinler. Uçağa binmeden veya uçuş sırasında çok yiyip içmesinler. Korkuları büyükse, profesyonel destek alabilirler.


Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sevimli Tehlikeli oyuncularının Hafta Sonu çekimi

0:00 Play

Demet Akalın röportajı kamera arkası

0:00 Play

Hepsi

Röportaj

Moda & Güzellik